POLİTİKA 

KENTSEL BÖLÜŞÜM

Tam 28 gün sonra büyük yıkımın üzerinden 1 sene geçmiş olacak. 2023 yılının bir an evvel bitmesini bekleten 6 Şubat depremlerinin ardından 365 gün geride kalacak. 365 günün her saati ülkemiz için korku dolu, endişe içerisinde geçti ki hâlâ da öyle. Herkes odaklandı, “Büyük Marmara Depremi ne zaman olacak?” diye bekliyor. Peki, bunca zaman geçerken neler yapıldı, vaat edildi ve gerçekleşti? Herkes seçim derdine düşmüşken depremi göz ardı etmemek gerekli. Mega kent İstanbul’a bir kez daha talip olan Ekrem İmamoğlu, hükümeti deprem politikası eksikliğinden eleştirirken kendi aday tanıtım toplantısında ne…

Devamını Oku
YAŞAM 

ACI MI DAHA AĞIR, YOKSA ALIŞMIŞ OLMAK MI?

Yüzyılın en ağır 11 ayını geçirdi Türkiye… Şubat 2023… Aralık 2023… Ocaktaki umutları şubatta yıkımlara kurban ettik… “Sesimi duyan var mı?” sözüne yanıt alabilmek için iliklerimize kadar üşüdük ama ses gelmeyince ciğerimizi yaktık… Naylondan çadır görünümlü evlere alıştık, bir kuru ekmeği bile isteyemez olduk, utandık. Her enkazın başında soğuğa aldırış etmeden bekleyen insanların gözlerindeki yangını gördük de çare olamadık… İşin özü, biz büyük bir yıkım yaşadık… Korku ile yaşamayı öğrendik ve deprem gerçeğimizi kabullendik. Her ufak sarsıntıda bile telefona sarılıp en sevdiğimizin sesini duymak istedik. “İyi misin?” sorusuna yanıt alabilen…

Devamını Oku
POLİTİKA 

12 ŞEHİR SESSİZ SEDASIZ YASTA

Vatandaşın gözünde devletin güvenirliğini sarsmak ve kaos ortamı yaratmak için terör örgütleri son günlerde durmadan saldırıyor. 10’un üzerinde askerimiz şehadet şerbeti içti ve geride onlarca yarım hayatlar bıraktı… Şehitlerimizin ailelerinin gözünden akan bir damla yaş bu ateşi söndürmeli ya da bu yaşı akıtanların da dünyaları başlarına yıkılmalı. Yeni doğmuş bebeklerin o ufacık pamuk elleri babalarının naaşına uzanmayacak ve onunla hiç tanışamayacak. Büyüdüğünde ise “Benim babam bu vatan ve bizim için şehit oldu” diyecek… Türkiye’de kanlı terör olayları 1984 yılı itibariyle başlamış ve 40 bin ila 100 bin can kaybı olmuş.…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

HER AN YARIM KALABİLİR İNSAN

Akülü tekerlekli sandalyeden gelen muazzam melodiler… Biri gitar çalıyor, diğeri naif sesiyle bir şarkı mırıldanıyor… Canı cehenneme tüm engellerin! O muhteşem ikiliyi görmenizi isterdim… Yüzlerindeki tebessümden belli oluyor aştıkları zorluklar. İnsanın ruhu, karakteri engelli olmasın… Gerisine her çare bulunuyor. Kolu olmamış, kulağı duymamış, yarım kalmış ya da dünyaya eksik doğmuş ama hep de faydası olmuş… Onlardaki azim çoğumuzda yok. Yürümeye üşendiği zamanlar şükretmesini bilmeli insan… Çünkü o kilometrelerce yolu tekrar yürüyebilmek için can atanlar var. “Bacaklarım olsaydı da terden bir hal olsaydım” diyenler var… Dünyası hiçbir zaman aydınlanmayacak insanları düşünerek…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ACININ IRKINI OLDURMAYA ÇALIŞIYORLAR

Acının dili olmaz ama ırkı oluyormuş… Dünya bunu gösterdi. Kuvözdeki bebekler bir bir ölüme terk edilirken kimileri gözünü kırpmadan izledi bu soykırımı. Her 6 dakikada bir bebeği dünyanın birçok ülkesi el birliğiyle öldürdü! Ölümlerin durmasını isteyen ülkeler, başta biz samimiyetsiz ilan edildik, işe bak! Masum sabilerden bizim çıkarımız da yok herhangi bir kaybımız da. Ama biz insanız yahu! Ölen çocuğunun kalkmasını bekleyen annenin kederi bizim kederimiz oluyor, bebeklerin haykırışları duvardan duvara çarpıp tam yüreğimizden vuruyor. Dört gün ateşkes ilan edildi… On binlerce masum insan öldükten sonra! Oradaki gaz için insanların…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

‘VE İHTİMAL, SEN YİNE BENİ SEVMEYECEKSİN…’

“Ölüm Allah’ın emri, ayrılık olmasaydı…” 73 yıllık ayrılığa sanki tanıklık etmişim, yaşamışım da kalem tutarken onu görmüşüm gibi… Orhan Veli… Hem çocukluk hem lise çağlarımın en büyük dev şairi… Adı geçtiğinde şiir olur yüreğimde dökülür birer birer satırlar; “Cep delik, cepken delik,/ kol delik, mintan delik,/ yen delik, kaftan delik,/ kevgir misin be kardeşlik!” Melih Cevdet ve Oktay Rifat gibi şanslı olmayı, o zamanda Orhan Veli ile ‘Garip’ akımını yazmayı çok isterdim. Ama ben Orhan Veli’yi çok okudum, çok yazdım, çok anlattım ve çok yaşattım. Bu üç arkadaş bilmeseler de…

Devamını Oku
POLİTİKA 

MABET HAYALİ BİNLERCE İNSANIN KATİLİ OLDU

Ellerini hangi enkaza atsalar ufacık cesetler çıkıyor. Bir babanın beton yığınına dönmüş evinin önünde yitirdiği 4 çocuğuna yakarışı kulakları sağır etmiyorsa kalbiniz kin bağlamış demektir. Bir çocuğun yaşadığının bile farkında olmadan “Beni mezara mı götürüyorsunuz?” sözü göz pınarlarınızı kurutmuyorsa insanlığınız gömülmüş gitmiş demektir. Yazımın ilk cümleleri hep çocuklarla ilgili, fark etmişsinizdir. Çünkü İsrail, mermilerini, silahlarını, füzelerini çocuklara çevirmiş durumda. Adeta çocuklarla savaşıyor. “Eti ne budu ne?” deriz ya el kadar çocukların kanını kurutmaya doymadılar! Bir ay geride kaldı ve hâlâ birçok ülke sessiz! Ama gerçekten insan olan – Hıristiyan da…

Devamını Oku
POLİTİKA 

EN CAN YAKICI KEFEN BEYAZI

Hiçbir çocuğa kefen yakışmazken bombalar yüzlerine imza atar oldu. İmzanın kalemini tutanların tarih, kalemini kıracak! 21’inci yüzyılda ‘insanlık’ naraları atanların içlerindeki barbarlığı ve vahşeti izliyoruz. İzliyoruz diyorum; çünkü müdahale edemiyoruz! Karşımızdaki o kadar arsız, o kadar vicdansız ki tüm dünya ülkelerinin savaşa dâhil olmasını amaçlıyor. Aklınca soytarı yandaşları ile gücüne güç katacak! Gazze’den gelen görüntüleri izledikçe uykularım kaçıyor; uyumaya, yemeye, içmeye elim gitmiyor. Suç işleniyor Gazze’de, çocuklar vahşice öldürülüyor; nasıl uyuyalım? Ufacık bedenler, kalpler korkuyu öğreniyor, kimisi öğrendiği gibi oracıkta ölüp gidiyor. “Çocuk” ve “ölüm” kelimesi asla yan yana gelmemeliyken…

Devamını Oku
POLİTİKA 

HAMAS TERS KÖŞE YAPTI

Bir ülke düşünün ki 8 milyonu biraz geçen nüfusuyla dünyanın ilaç sanayisini yönetiyor, perde arkasında durup en kritik anlarda “Ben buradayım” diyor. İsrail’den bahsediyorum. Çoğumuz İsrail kelimesini duyunca ister istemez yüz ekşitir, bir an önce konunun değişmesini isteriz. Elindeki kan hep yenilenir, temizlemek isteyen de kirlenir! “Mescid-i Aksa kutsalımız” dendikçe damarına basmışçasına insanlar yerde sürüklendi, sabah namazlarına baskınlar yapıldı, kadınların başörtüsü sökülüp atıldı. İnancı ne olursa olsun hiçbir halk böyle bir tutumu hak etmez. İsrail’in özünü bildiğimiz için masum edebiyatı sergilemesi çok inandırıcı gelmiyor açıkçası. İsrail’de de Gazze’de de masum…

Devamını Oku
POLİTİKA 

YÜCE MECLİS’İN MESAİSİ BAŞLIYOR

Milletvekillerini zorlu bir gündem bekliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasıyla birlikte emekliler tetikte, depremzedeler hayat mücadelesinde. Alınacak her karar “Sonunda iyi sonuca ulaştı” dedirtsin. Bu dönemde de muhakkak ki göreceğiz havada uçuşan sandalyeleri, kâğıtları. Bazı ülkelerin meclisleri hararetli geçer; işte, biz de o ülkelerden biriyiz. Günün sonunda dövüşenlerin aynı sofrada yemek yediğine şahitlik etmişliğimiz de olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi her gün ortalama 25 bin vatandaşı ağırlıyor. Çoğunun da başka başka sıkıntı ve talepleri olsa işte size milyonlarca iş ve görev… 28’inci dönemde vizyon sahibi çok milletvekili var. Umarım, vatandaşın…

Devamını Oku