HABER KÜLTÜR-SANAT 

MÜZE KÜLLİYATINA ÜÇÜNCÜ CİLT ‘AYVALIK’ İLE GELDİ

Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi, Ayvalık ve Cunda’da ziyaretçi ağırlayan müzelerinin tarihi mirasını aktaran ‘Rahmi M. Koç Müzeleri – Ayvalık’ kitabını okurla buluşturdu. 30’uncu yılını kutlayan Rahmi M. Koç Müzesi’nin, 25 binden fazla objeden oluşan zengin koleksiyonuna dair geniş bir bilgi ve görsel kaynak oluşturan 3 ciltlik kitap serisi, aynı zamanda İstanbul, Ankara, Ayvalık ve Cunda’daki dört müze ve bir kütüphanenin kültür-sanat dünyasına kazandırılması süreçleri hakkında detaylı bir anlatım sunuyor. Kitap; Ocak-2024’te kapılarını açan Ayvalık Rahmi M. Koç…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT POLİTİKA TOPLUM 

MÜZİĞİN ÖNEMİ VE HATIRLATTIKLARI

“İçimde bir müzik çalıyor,/ hem acı veriyor/ hem de iyi hissettiriyor.” [1] George Bernard Shaw’ın “bol şekerli bir orkestra eşliğinde sunulan birkaç ucuz melodi” betimlemesine “Hayır” deyip müziği önemseyen ve Aldous Huxley’in “Sessizlikten sonra ifade edilemeyeni ifade etmeye en yakın şey müziktir” ifadesine büyük önem atfedenlerdenim. Bilirim: “Ruhun çalgısının tellerine dokunmuş hiçbir şarkı kaybolup gitmez”ken [2] “müzik duygusal düzeyde hissedilmesiyle, katıksız bir soyutluk sunmasıyla en yüksek sanat formudur. Müziğin yaratım fikrini en canlı, en sağlam biçimde ifade edebilen sanat olduğu anlamına geliyor bu.” [3] Müzik sadece var olan şeyleri ortaya…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

İÇEL SANAT KULÜBÜ 3’ÜNCÜ MİZAH GÜNLERİ’NİN ARDINDAN

7-8 Haziran’da İçel Sanat Kulübü’nün davetlisi olarak Mersin’deydik. Mizahçı dostlarım Behzat Taş, Faruk Karaçay, Halis Dokgöz, Hicabi Demirci, Mustafa Akyol, Sefa Sofuoğlu, Serdar Sayar ile birlikte üçüncüsü düzenlenen Mizah Günleri’ne katıldık. Zengin bir içerikle hazırlanan 3’üncü Mizah Günleri’nde sadece mizah, karikatür konuşulmadı; kültür-sanatın insanlarda, kent yaşamında bıraktığı olumlu izler, sağladığı faydalar da konuşuldu. Doğu Can’ın stand-up gösterisi ile tamamlanan İçel Sanat Kulübü 3’üncü Mizah Günleri’nde hepimiz anılarımıza güzel yeni anılar ekledik, yeni dostlar tanıdık ve çok güzel duygularla pazar sabahı Mersin’den ayrıldık. Başta İçel Sanat Kulübü Başkanı Fatih Alkar olmak…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

ATATÜRK’ÜN PORTRESİNİ YAPAN İLK KADIN RESSAM / MİHRİ MÜŞFİK HANIM (1886-1954)

Mihri Müşfik Hanım’ı bugün belki pek az duyduk ama kendisi çağdaş Türk resim sanatında portreleriyle yaşadığı dönemde adından söz ettirmeyi başarabilmiş kadın ressamlarımızdan. Dönemin kadınlara ilk eğitim veren güzel sanatlar okulu olan İnas Sanâyi-i Nefîse Mektebi’nin (Bugün Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olarak bilinir) açılmasında mücadele veren Mihri Müşfik Hanım’ın renkli hayatına yakından bakalım istedim. Mihri Rasim adıyla da bilinen Mihri Müşfik Hanım 1886’da İstanbul’da dünyaya gözlerini açmıştır. Mihri Hanım’ın babası Rasim Paşa dönemin Tıbbiye Nazırı ve aynı zamanda Askeri Tıbbiye’de öğretmendir. Mihri Hanım ayrıca önemli kadın ressamlarımızdan olan Hale…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

AŞKIN EN SICAK VE EN TUTKU DOLU TONU / ‘BRIDGERTON’

“Colin’in aşkı gökyüzünden düşen bir yıldırım gibi değildi. Bir gülücük, bir sözcük, hınzır bir gülüş ile başlamıştı.” – Julia Quinn, ‘Rüyalar Gerçek Olsa’ Arayışlar… Hepimiz günlük hayatın içinde bu kelime ile sıkça karşılaşıyoruz. Kimisi sadece popüler bir söylem olduğu için kimisi de gerçekten ruhu bunu istediği için bazı arayışların peşine düşüyor ama arayışların dikenli bahçelerinde gezmeye ya da pas tutmuş kilitlerini açmaya kimse gerçekten cesaret edemiyor; çünkü aradığımız şeyin içinde kendimizi bulmaktan korkuyoruz, kendimizle yüzleşmekten, derinlere inmekten… Efesli filozof Heraklitos’un “Kendimi aradım” sözü tam da bu arayış derinliklerini hatırlatır bize.…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

MİZAH, GIRGIR DERGİSİ, KOMEDİ DİZİLERİ, GÜLSE BİRSEL VE BURHAN ALTINTOP

“Bir Burhan Altıntop kolay yetişmiyor, Aslı!” İlkokulun iki ya da üçüncü sınıfındaydım… Belki de dört. Öğretmenimiz Zerrin Topbaş, Türkçe derslerinin bir tanesini okumaya ayırır, okuması güzel olan arkadaşlarımıza sırayla kitap okuttururdu. Her kitap sanırım birkaç ayda biterdi. Storytel, Sesli Kitap yokken Zerrin Öğretmen vardı; bu uygulamaların kanlı canlı olanlarını ta o zaman icat etmişti. Aziz Nesin’le, Rıfat Ilgaz’la, yani mizahla o zamanlar tanıştım, o günden sonra da hiç kopmadım ve hatta mizah bir bakıma mesleğim de oldu. Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’dan sonra Gırgır ile tanıştım. Zerrin Öğretmen’den sonra yeni…

Devamını Oku
HABER KÜLTÜR-SANAT 

‘DOĞU EKSPRESİNDE CİNAYET’ OYUNU SABANCI ÜNİVERSİTESİ SAHNESİNDE

Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi, nisan ayında iki önemli kültür-sanat aktivitesine ev sahipliği yapacak. Agatha Christie’nin efsaneler arasına girmiş romanından birçok kez beyaz perdeye uyarlanan ‘Doğu Ekspresinde Cinayet’ adlı kült eseri, tiyatro versiyonuyla 16 Nisan günü Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi’nde sahnelenecek. Yazarın 1933 yılında İstanbul Pera Palas’ta kaleme aldığı ve bugüne kadar onlarca dile çevrilip milyonlarca kişiye ulaşmış eseri bu kez tiyatroseverlerle buluşacak. DEDEKTİF HERCULE PORIOT Çeviri ve adaptasyonunu Savaş Özdural’ın yaptığı, yönetmenlik koltuğunda Atilla Şendil ve Savaş Özdural’ın yer aldığı oyunda rolleri Atilla Şendil-Savaş Özdural, Nazan Diper, Pelin Turancı, Oya…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

SİYAH VE BEYAZIN ÖTESİNDE / ‘AMERICAN FICTION’

96. Oscar Ödülleri’nde En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü’ne Cord Jefferson’nın yönetmeliğini üstlendiği ‘American Fiction’ (Amerikan Romanı) layık görüldü. En İyi Uyarlama Senaryo Ödülü alan film Percival Everett’in 2001 yılında yayımlanan ‘Erasure’ adlı aynı romanından beyaz perdeye uyarlanmıştır. Percival Everett’in romanının Türkçe çevirisine rastlamadım ama roman hakkında araştırma yaparken yönetmen Cord Jefferson’nın filme uyarlaması sırasında birkaç değişiklik yaptığının farkına vardım. Filmin yönetmeni olan Cord Jefferson’nın uzun metrajlı ilk yönetmenlik denemesi olduğunu da hatırlatalım. Filmin oyuncu kadrosunda ise Primetime Emmy, Tony, Altın Küre de dâhil olmak üzere çok sayıda ödüle sahip Jeffry…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

TUTUNAMAYANLARIN FERYADI ARABESK

“Sen mutsuz memleketim gibisin.” [1] Arabesk şarkıların en muteber söz yazarlarından Ali Tekintüre, 2 Eylül 2012’de Radikal’deki röportajında “Bugünkü müziğin temeli arabesk… Arabesk kültürü ölmez,” demişti. Galiba haklı! Popüler kültürün önemli unsurlarından biri olan arabesk, arabeskleşmiş şeylerin toplamıdır. Theodor W. Adorno’nun, “Kültür endüstrisi müziği tamamen kendi denetimine sokmayı başardı,” [2] vurgusuyla müsemma arabeskin müzik dışında, başka alanlarda da tezahürleri olduğunu biliyoruz. O, bir müzik türü olmaktan öte, hayata bakış açısı ve kültürüdür. Unutmayın: Müzik tarzı sizin ruh haliniz ve yaşam tarzınız hakkında bilgi verirken coğrafyamızın her parçasında arabeski bulmak mümkündür.…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

KANA, ŞEHVETE VE AŞKA GİDEN BİR YOL / VAMPİRİZM

“Vitali, gündüzlerin tüm izlerini sildiği; gecelerin ise onu tüm gizemiyle ve karanlığıyla tam içine aldığı bir adamdı. Bedeni sanki tanrıların ilahi suyuyla karıştırılarak yontulmuş kusursuz bir heykeli andırıyordu. Her zaman dimdik durmasına rağmen bu heykelin başından aşağıya doğru indikçe sadece dikkatle bakan gözlerin tanık olabileceği kıvrımlara sahip olduğunu görebiliyordunuz. Geceden daha kara saçları, yüzünün tam ortasında açılmayı bekleyen küçük bir tomurcuğu andıran burnu ve o bembeyaz yüzü; bir yaşam kadar beyaz ya da bir ölüm kadar beyaz olan o güzel yüzü… Vitali teninin beyazlığını daha da ortaya çıkaracak renkte gömlekler…

Devamını Oku