POLİTİKA 

DÜNYA DEFTERİ KARALI

Son 10 yıl dünya için bir hayli sancılı geçti, geçiyor… Yılları büyük bir defter olarak sayalım; çevirdiğimiz her sayfada –geçen her yılda– sayfa çizik dolu ve kirli… Beyaza bulaşmayan kalmadı! Değiştirdiğimiz her yaprakta elimiz gibi düşüncelerimiz de kirlendi. Düşünce kirliliğiyle baş etmek bir toplumun refahını etkileyebilir mi? Etkilememiş olsa 21’inci yüzyılda bu savaşlar neden? İşin tuhaf yanı da imrenilerek bakılan ülkelerin bu düşünce kirliliğine bağlılığı… Füzeler cazip, masum insanlar fazla gelir olmuş dünyaya… Komedyen lider yanlış yere sırtını dayadığından hayalet ülkeye döndü Ukrayna! Bir ülke tam bağımsızlığını isteyebilir, savunabilir, buraya…

Devamını Oku
TOPLUM 

ÇOCUĞUM, BU YÜK AĞIR…

Çocuk olmak vardı… Sırt çantan omzunda… Dünyanın yükünü çekmeye başlamadığı zamanlar çocukluğudur insanların çoğunun… İstisnai çocukluklar da var. Ufacık yaştan büyümeye başlayan, hem okuyan hem çalışan, aile içindeki kaostan dolayı erkenden olgunlaşan… Böyle çocuklarla sohbet edince ne deriz? “Büyümüş de küçülmüş…” Hayır, efendim, o çocuk büyümeye zorlanmış! Annesinin ve babasının aynası olmaya çoktan başlamış. Ayna kırıksa acıtır, aydınlıksa göz kamaştırır… Tamamen şans… Okul bitiminde, arkadaşı top oynar, o tamirhaneye gider. Arkadaşının ailesi hafta sonu tatili için plan yapar, o biraz daha çalışıp ailesine katkı sunmak ile meşguldür. Hâlâ denize girmemiş…

Devamını Oku
YAŞAM 

BARIŞIN GİZLEDİĞİ

Hep maviyi, hep beyazı hatırlatır bana “barış” kavramı. Mavinin bize hissettirdiği huzur, beyazın yansıttığı olumlamadan olsa gerek. Savaş kelimesi nasıl ki irkiltirse insanı barış da kendine çekiyor misali… Barış demişken… Dünyanın kendiyle barışamaması sorunu, döndüğü müddetçe devam edecek gibi. Dünya nasıl kendiyle barışamaz? İnsan müsaade etmediği müddetçe bu böyle olur. Dünya barışını savunup yardım çığlıkları atan ülkelere ve insanlara kulak tıkanırsa, gözünün içine bakarak “Bana bunu yapma” demeye çalışan hayvana eziyet yapılırsa, toprak ananın can çekişmesine göz yumulursa, barışın savaşı çoktan kaybedilmiş demektir… Sorsanız herkes barıştan yanadır ama kendi yeni…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TÜRKİYE’NİN ŞAHLANIŞI 101’İNCİ YILINDA

Ne büyük şeref bu toprakların evladı olmak… Ülke topraklarının geri alındığı gündür 30 Ağustos! Taarruzu büyük hale getiren, şüphesiz, Anadolu insanının inancı ve sahip olduğu vatanı dört gözle kollamasıydı. Gizli ilerleyen taarruzun başlangıç adresi Afyonkarahisar… Şen ol! Başkumandanın zaferi kutlu olsun! 30 Ağustos, Türkiye’nin hiçbir şekilde boyun eğmeyeceğinin perçinlendiği bir tarihtir. Halide Edip Adıvar’ın ‘Türk’ün Ateşle İmtihanı’ kitabında şöyle bir cümle vardır: “Milletimizi kurtarabilecek olan şey, kolaylıkla elde edebilecek bir başarı değildir; ancak manevi kudretimiz, hürriyet aşkımız, hak ve adalete inancımız bizi kurtarabilir.” Dünyada her fert ülkesi için savaştı ama…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

YANARKEN ÜŞÜMEK

Birine insan eli balta vuruyor, diğerine su taşıyor. Akbelen’in çok mu canı yandı ki Çanakkale har har kavruluyor? “Türkiye Yüzyılı”, afetin yılı oldu adeta. Öldük, yıkıldık, yakıldık, nefesimiz kesildi… Yok mu artıran? Şehitler diyarı Çanakkale tarihinin “en kan dökülmeyen” savaşını yaşıyor gibi… Binlerce canlı ölüyor o yangında. Köpek ile kedinin çaresizce bir tahta yığınının altına saklandıkları videoyu belki çoğunuz görmüşsünüzdür. İçimiz inliyor acıdan da elden bir şey gelmiyor. Bizim bürokratlarımızın en büyük sorunu uzmanları zamanında dinlememek. Olanın ardından ah etsen ne, vah diye haykırsan ne? “Ormanları ellemeyin” dedikçe suiistimalle karşılaştı…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT YAŞAM 

ÇARESİ YOK BU GİDİŞLERİN

Annesi Vecihe Koray’a teşekkür ederek başlamak istiyorum. Piyano ile tanışmasına annesi sayesinde başlayan Erkin Koray, Türkiye topraklarına “Anadolu Rock” tarzını ilmek ilmek işledi. ‘Cemalim’, ‘Köprüden Geçti Gelin’ ve daha sayamayacağım birbirinden değerli türküleri rock ile harmanladı. Aynı zamanda radyo programcısı da olduğum için zihnimde binlerce şarkı, türkü vardır, zaman zaman bazılarını unuttuğum olur, açar bakarım sözlerine. Ama dün, Erkin Baba’nın vefatını duyar duymaz dillere destan olan şarkılarının sözünü tek tek söyledim kendi kendime. Bir sızı yerleşti çoğumuzun gençlik, çocukluk yıllarına, değil mi? Nerede o kör olmayasıca “çöpçüler”? Erkin Baba’nın sesini…

Devamını Oku
POLİTİKA 

GECİKMİŞ KINAMA

“Atam, sen rahat uyu, yolcusuyuz biz hürriyetin/ Atam, sen rahat uyu, bekçisiyiz biz cumhuriyetin…” Çocukluğumuzun en şanlı şarkısı, en büyük saygısı… Röportajlarda bazen denk geliriz, ebeveynler şöyle der: “Çocuklarınıza Atatürk’ü anlatın. Onun mücadelesini anlatın, sonrasında hem saygı hem sevgi kendiliğinden oluşur.” Daha kendini keşfetmeye yeni başlayan bir çocukken vermeye başladığı değerin büyüğünde Ata’sını savunma halini alacağından habersiz… Dizilerden mi öğrendi Atatürk’ü? Filmlerden mi öğrendi? Okulunda mı öğrendi? Yoksa evinin atasından mı? Varoluş azmini tüm ülkeye aşılayan Atatürk’ü dizilerden anlayacaksa bu millet, vay halimize! Yazık olur o tarihçilerimize, ziyan olur ağartılan…

Devamını Oku
POLİTİKA 

KOLTUĞUN İHRACI

Çıktığı her televizyon kanalında muhakkak birinin sözlü linçine maruz kalıyor Tanju Özcan. Ona hak verenler de ses yükseltince kulağı çekiliyor. Bu mudur özgürce fikirleri beyan etmek? Bu mudur Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) savunduğu fikir özgürlüğü? Nedensiz olmadığı gibi Tanju Özcan’ın partiden ihraç edilmesini doğru bulmuyorum. Eminim, benim gibi düşünen binlerce gerçek ülke sevdalısı insan var. Biri çıkar, “Sen belediye başkanlığından istifa et” der… Diğeri “baba gibi” görür ama gizli toplantı yürütür! Nasıl da koz veriyorlar Cumhur’un eline… Nasıl da bölünmüşlükle övünüyorlar! Sorsanız, hepsi partisi için yapıyor. İhraç edilmek istenen Tanju…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT 

BU GİDİŞİ ‘OLDURAMADIM’

Mandolin ile daha küçük yaşta başladı müzik hayatına çarkçıbaşının oğlu Özkan… Güçlü ve iz bırakacak melodilere imzasını o çocuk elleriyle attı… Deli dolu bakışları çocukken nasıldı, kim bilir? Sayısız gruba katkı sunan Raif, genç yaşından sahne tozu yutmuş, farkını fark ettirmişti… Raif Özkan Uğur’u televizyonda gördüğümüzde “Bu adam bir başka” demiyor muyduk? Hakikaten de öyleydi. Başka çalar, başka söyler, başka bakar, başka oynardı Özkan Uğur… 8 Temmuz 2023 günü çoğumuzdan bir parça eksildi gibi! Müziği hayatı haline getiren birinin yeri asla dolmaz, dolamaz. Yapılacak tek bir şey var, o da…

Devamını Oku
YAŞAM 

BAYRAMIN MATEMİ

Tuğlaların düşüşünü birer birer izlediğimiz 6 Şubat depremlerinden bu yana denk gelen bayramlar can yakıcı… Kahramanmaraş’taki deprem şehitliği akın akın dolu, Hatay’da gidilecek yer yok denecek kadar az, Adıyaman’da ağıtlar dün gibi… Değişmeyen tek şey ise, gidenler ile bir daha hiçbir bayramda karşılaşılamayacak olması. Kurban Bayramı’nı yaşadığımız bugünlerde onlarca ilimizde burukluk hâkim. 50 binin üzerinde yitirdiğimiz canlar imtihanımızın kurbanı oldu aylar öncesinde. Çaresizce kurtarılmayı bekleyen insanların çoğunu saliselere kurban ettik. Elimizde ise sadece Fatiha kaldı… Ve bir de sabır… Toplumumuzun büyük bir kısmı için bayramların geleneği çoktan değişmiş olsa da…

Devamını Oku