FELSEFE TOPLUM 

GÜNAHLARIN KEFARETİNİ MODERN YAŞAMA YIKMAK

“Mükemmel sanat, doğanın bittiği yerde başlar.” – Marc Chagall Derler ki uzun yola çıkanın nefesi de derin olmalıymış. Yol, insanı terbiye eder. Varmak için yola çıkılmazmış. Olmak için yola çıkılırmış. Yola anca düşülür, revan olunur. Çıkmak başka bir şeydir. Çıkmak mertebedir, evredir. Yol yolcuya, yolcu yola minnet ede ede yolculuğu tamamlarlarmış. Gönül ile gidilen yolda hakikate erme, hakikati arama beklenir. Bitmesin istersin, biterse “sen” olmazsın. Bitimsiz olmalı ki içindeki o kayboluş seni bulma umuduyla yanıp kavrulsun. Kendini kaybede ede bul ki beklediğin anlam ile bulduğun anlam arasındaki mesafe azalabilsin. Yol…

Devamını Oku
FELSEFE POLİTİKA TOPLUM 

BİLGE KRALLAR ÇAĞINDAN CAHİL YÖNETİCİLER ZAMANINA YÖNETİMSEL EVRİMLEŞME

Eski Yunan aristokrasisinde, tıpkı Samos tiranı Polykrates ile Mısır firavunu Amasis arasında geçen hikâyede olduğu gibi “Hiçbir ölümlüyü, ömrü bir felakete uğramaksızın tükenmeden önce mutlu sayamayız” düşüncesi hâkimdi. Bu bağlamda kısa bir hikâye ile başlayayım: Tarihte Solon ve Kroisos’un muhteşem hikâyesi vardır. Kroisos (Karun, Krezus), M.Ö. 6’ncı yüzyılda 560-546 yılları arasında Lidya Krallığı yapmış, zenginliğiyle tarihte iz bırakmış bir kral. Başkent Sardes (Salihli, Sart), Kroisos döneminde gücü ve zenginliği nedeniyle, gezginlerin ve filozofların uğrak yeri olmuş. Bu ziyaretçilerden birisi de; M.Ö. 640-559’da yaşamış, Atinalı hukukçu, şair ve filozof olan “eski…

Devamını Oku
TOPLUM 

COĞRAFYA, YAZGI VE ÖMÜR

–COĞRAFYA– Büyük ozan Ahmed Arif bu toprakları, ‘Anadolu’ şiirindeki dizelerinde “dünkü çocuk” olarak betimlemişti. Evet, bu coğrafya, dünyanın tarih sayfalarında yazgısı “en kara” olan coğrafyalarındadır. Ergendir ve ele avuca gelmez bir coşkunluktadır. Hem ergendir hem de olgun. Memelerinden süt çağlayan lohusa bir kadın gibi, hâlâ üzerinde ekinler fışkırmakta ve bolluk bereket akmaktadır. Olgundur ve bu yüzdendir ki bu topraklar, hâlâ en kanlı ve en acımasız savaşlara koynunu açmaktadır. Savaş, bu coğrafyanın makûs talihidir. Buralarda her zaman bir neden vardır savaş başlatmak için. Kimi zaman petrol, kimi zaman din-mezhep ve kimi…

Devamını Oku
FELSEFE 

JEAN-PAUL SARTRE, ‘VAROLUŞÇULUK’ VE ‘BEN’İN GELECEĞİ ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME

“Cehennem diğer insanlardır.” – Jean-Paul Sartre İnsanı diğer canlı türlerinden ayıran en önemli özellik; onun, sadece hayatta kalmaya çalışan ve türünü devam ettiren salt bir doğal varlık olmayıp “içinde yaşadığı dünyayı veya çevresini anlamlı kılmaya ve açıklamaya kalkışmasıdır”.  Bu yönüyle uyumsuzdur. Doğaya uygun olmayan, belki de tek canlı türüdür. Aklı onu zor durumda bırakmaktadır. Aklın kullanımı cesaretini, gücünü ve ihtiyacını şekillendirmekte ve bunu ihtiyaç şeklinde kurumsal bir kalıba sokarak modernitenin esiri yapmaktadır. Bu yazımda, Jean-Paul Sartre gibi bir düşünür, devrimci ve aydınlanmacı “ikon”u yazma cesaretine gireceğim. Birçok kaynak taradım, sürekli…

Devamını Oku
EDEBİYAT FELSEFE 

FRANZ KAFKA’DA YABANCILAŞMA VE İNSAN ZAYIFLIĞININ EVRENSEL TRAJEDİSİ

“Ben dokunamıyorum, yazdıklarım dokunsun.” – İlhan Berk Franz Kafka, 20’nci yüzyılın ve modern Alman edebiyatının önde gelen yazarlarındandır. Yaşamı boyunca pek tanınmayan Kafka, yakın arkadaşı Max Brod’a verdiği vasiyetinde tüm yazdıklarının imha edilmesini rica etmişti. Oysa Max Brod, Kafka’nın Viyana’da ölümünün ardından bu büyüklükteki tefrikaları yakamayacağına karar verir. Elindeki bütün eserleri yayınlamaya başladı. Neredeyse bütün büyük yazarların başına gelen, Kafka’nın da başına gelmiş, yazar ölümünden sonra da olsa dünyaca tanınan büyük bir edebiyat ikonu haline gelmiştir. Franz Kafka, 3 Temmuz 1883’te orta sınıf bir Yahudi ailesinin ilk çocuğu olarak Prag’da…

Devamını Oku
FELSEFE 

İNSANIN DOĞASI ÜSTÜNDEN YAŞAMA SANATI ÜZERİNE BİRKAÇ SATIR

“Büyük hazlar güzel eserlerin temaşasından doğarlar.” – Demokritos “Yaşamı sanat eseri gibi görenlere ve hayata sıkı sıkı tutunanlar ile umudunu yitirmeyen herkese gelmesi” dileğiyle… Kimi zaman insan kendi içine dönmeye cesaret edemez. Bazen kendi gerçeği en büyük korkusu olur insanın. İşte, o zaman hayat karşınıza en “denksiz haliyle” dikilir. Gücünüzün tükendiği ve yaşamın zorluğunun bu güç erimesi karşısındaki aciz, cılız ve korkak hali sizi en katranlı umutsuzluğun ta orta yerine atar! Tam da bu noktada hayatı tek bir sözcük ile tarif etmek zorunda kalsanız size göre bu ne olmalı? Umudun…

Devamını Oku
FELSEFE 

DOĞANIN DENGESİ VE YAŞAMA SANATI ÜZERİNE ÖTEKİ TÜRLÜ BAKIŞ

Değerli dostlar, her yazı yazanın kendine gıcıklık başlığı olan “Yazı yazmak zor zanaattır” güzellemesi ile aslında zarif ve zekice bir yolla zımni bir övgü kabullenmesi beklediği bir davetiyedir. Bu girizgâh ile kendimi de bu cenahta görme isteğimin olduğunu peşinen belirteyim. Spot bir giriş, çoğu kez yazının atmosferinin hezeyan bir şekilde tepetaklak yuvarlanma ihtimali olarak kendini ele verir. Yazı yazmak ustalık isteyen kutsi bir iştir. Muharrir kişinin ilk işi kelimelere hâkimiyeti olmasındadır. Söze sahip olanın söz sahibi olması, fikriyatın açığa vurulmasında doğal dengedir. Yazı yazan kişiden korkmamalı, tıpkı okuyan kimseden korkulmaması…

Devamını Oku