POLİTİKA 

PEHLİVANIN SIKLETİNE GÖRE

Arkadaş liberal, diyor ki: “Efendim, siyasi partinin banka hissesi mi olur? Elbette devlet el koysun o hisseye.” Koysun mu? Koysun! * Adam haklı. Siyasi partinin banka hissesi olmaz. Olur mu öyle şey, demokrasiye sığar mı bu? * Siyasi partinin özel bankada hissesi olamaz; ama siyasi partiye özel devlet olur. Böylece siyasi partinin bekçi teşkilatı olur. RTÜK’ü olur, BİK’i olur, TÜİK’i olur… * Siyasi partinin TMSF’si olur, BDDK’sı olur, Anıtlar Kurulu olur… Siyasi partinin Anadolu Ajansı olur, TRT’si olur, BOTAŞ’ı olur, Çay İşletmesi olur… Siyasi partinin operası olur, tiyatrosu olur. Siyasi…

Devamını Oku
POLİTİKA 

YAKMAZ MI?

Mersin’e bir şey yapılacaksa, Adana istemiyordur, Antalya engelliyordur, bu kesin! Adana’ya yapılacağı Konya, Konya’ya yapılacağı İzmir, İzmir’e yapılacağı İstanbul engelliyordur. Bu şehirlerde mutlaka projektör gibi beyinler vardır, o beyinler ya yerel gazetelerde ya iş dünyası derneklerinin toplantısında tespiti yapıştırıverirler: “Bunlar işte hep üst akıl, hep lobi bunlar. Alman vakıfları. Amerikan ajanları. Rusya. Kırmızı Çin.” * * * İstanbul’a bir şey yapılacaksa bunu Suriye engelliyordur. Suriye’ye bir şey yapılacaksa Mısır engelliyordur. Mısır’a bir şey yapılacaksa İsrail, İsrail’e bir şey yapılacaksa İran, İran’a bir şey yapılacaksa Suudi Arabistan, Suudi Arabistan’a bir şey yapılacaksa…

Devamını Oku
YAŞAM 

SAKİNLEŞELİM Mİ?

Önümüz bayram; ama tam bayram gibi geçmeyecek, evde olacağız. Önce sağlık olsun, sonra her gün bayram, değil mi? Öyle; ama insan yine de buruk hissediyor. İstiyor ki bayramda gezsin dolaşsın, çoluk çocuk şeker toplasın, koşsun, eğlensin. İstiyor ki evlerde yemekler pişsin, tatlılar şerbetlensin, sütlüler soğusun, maaile sofralara oturulsun. İstiyor ki el öpsün, el öptürsün, cüzdanını bücürlere soydursun, gülsün, güldürsün. Fakat bunlar olmayacak bu sene, evdeyiz. * * * Yine de bayram bayramdır, sakinleşelim, neşelenelim, tatlımız yok; ama tatlı yazalım, tatlı okuyalım. Yazının tatlısı olur mu? Olmaz mı? Hangi niyetle yazıp…

Devamını Oku
TOPLUM 

BİR 50 KİŞİ DE BENİM AİLEM GÖTÜRÜR

Bizim aile de geniş, en az bir 50 kişi de biz götürürüz. Anam, babam, kardeşlerim, kuzenlerim, onların ana babaları… Kalabalığız yani, götürürüz bir 50 kişi. Yeter ki elimize bir fırsat geçsin. Düşünmeden götürürüz valla. Bugüne kadar öyle olmuş çünkü. Aile geleneğimiz bu, gözümüzü kırpmadan götürürüz. * * * Mesela darda kalmışı, yolda kalmışı, kaybolmuşu, düğün dernek dağılınca ortada kalmışı görsek alır evimize misafir olarak götürürüz. Yemeğini ikram eder, temiz yatağını açarız. Namaz kılacaksa seccade çıkarır annem dolaptan. Sohbet edecekse çay demlenir, bisküvi çıkarılır. Doymamışsa sevdiği yemek nedir diye sorulur. O…

Devamını Oku
YAŞAM 

BAKALIM, NASIL GEÇECEK YAZ SICAKLARI?

Nisan da çekilmek üzere, mayıs uzattı başını kapıdan. Mersin’e yaz sıcaklarının inmesi yakındır demektir. Bakalım, sıcaklarda nasıl geçecek karantina günleri? Ya da şöyle mi sormalıydı: Bakalım, karantinada nasıl geçecek yaz sıcağı günleri? * * * Yaz mayısla kalsa ne âlâ… Mayıs biraz daha kalender… Serinletmiyor; ama yakmıyor da. Hani pek karışmıyor insana da… Daha bunun bıçkın bir delikanlı gibi bakan haziranı var; gözü kara, çok canlar yakmış temmuzu var; insana acımaz, halden anlamaz, dediğim dedik ağustosu var. Her ay, mayıs gibi kalender değil ki… Bakalım, karantinada nasıl geçecek yaz sıcağı…

Devamını Oku