TOPLUM 

“ANADOLU BİLGELİĞİ”NE DÖNME ZAMANI

Dünyada sürdürülebilirlikle ilgili çalışmalar ve yapılanlar söz konusu olduğunda karşımıza birbirinden farklı bazı temel sebepler çıkar. Bunlardan ilki karşılanması gereken önemli bir ihtiyaç doğrultusunda yaratıcı olunan zamanlardır. Örneğin beton bir ev yapmaya parası olmayan ya da yaşadığı yerde ev yapmaya uygun veya yetecek kadar taş olmayan bir kişi, pet şişeleri sıra sıra ve üst üste dizerek ve aralarını da kerpiçle doldurarak bir ev yapabilir. Bu tür evlere Afrika’da rastlanır. Anadolu’da da yüzyıllardır yaygın olarak kullanılan kerpiç, hepimizin bildiği üzere, içinden minik taşları ve kökleri eleme yoluyla ayrıştırılmış temiz toprağın suyla…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

İNSANLIĞIN SINIRLARI / ‘BORDER’ FİLMİ ÜZERİNE

İranlı yönetmen Ali Abbasi’nin İsveç’te geçen 2018 tarihli ‘Border’ filmi, Harari’nin ‘Sapiens’ çalışmasından etkilenmiş gibidir. Film, Homo Sapiens gibi insansılardan veya antroposen türlerden birisinin, diğer hayvanlar, bitkiler gibi Neanderthal türünün de sonunu hazırladığı üzerine tezini sahneye koyar. Filmde günümüzde de bu çatışma sürer. Yine antropolojik tezlere göre soğuk iklimlerde, İskandinav coğrafyasında toplanan Neanderthal soyunun iki temsilcisi İsveç’te ortaya çıkar. Fakat gümrük muhafaza memuru Tina, ayrı bir türden olduğunu bilmez. Aklı erdiğinden beri kendisini “çirkin” bir insan olarak görür. Ama diğer yandan başka insansılarda olmayan bir yetiye sahiptir; kötü duyguların kokusunu…

Devamını Oku
TOPLUM YAŞAM 

ÇÖKÜŞ

Mandaya dokunur gibi cahil insana dokunmanın hiçbir yararı olmaz. İnsanı uyandırmak için sinir uçlarına dokunmalı, akla giden yolları tıkayan kutsallarına dokunmalı. Donmuş beyinlerin çözülmesi için üzerine kaynar su dökmeli. Cesaretle dokunmalı. Ölüsüne ağlamanın bile suç sayıldığı, ağıt yakmanın günah sayıldığı bir ülkede faşist, yobaz zihniyetin baskıcı yönetime karşı gerçeği yazmak için mangal yürekli olmalı. Yürekli değil isen en azından hiç doğrusu olmayan iktidarın yanlışına yanlış denmeli. Acıma duygusunu erdem gibi anlatan, sürekli sabır ve metanet vaaz edenlere itiraz etmeli. Tanrının ağzıyla konuşan din adamlarının sözlerinin uydurma şeyler olduğunu söylemeli. Bunları…

Devamını Oku
TOPLUM 

MUHALİF MEDYA DA YENİLENMELİ

Umarım iki seçim akşamında muhalif televizyonların ekranlarında sonuçları yorumlamaya çalışan gazeteciler, ekran başına geçip kendilerini seyrederler. Çoğunun o akşamki televizyonculuk performanslarından memnun kalmayacaklarına, dersler çıkaracaklarına eminim. O akşamların heyecanı, duygusal travması içinde söylenmiş öyle sözler var ki sakin gözle izlendiğinde gazetecilik çizgisinin çoğu kez aşıldığı anlaşılır. İki seçim akşamında da o ekranlardaki gazeteciler sonucu kabullenmek istemiyor, serinkanlı analizler yapmak yerine temelsiz gerekçeler yaratmaya çalışıyor; hatta kimileri de heyecanla “Hattı müdafaa yok, sathı müdafaa var, teslim olmak yok” gibi “savaş” ve “mücadele” benzetmeleri yapıyordu. Ajansların, YSK’nın ve CHP’nin verileri ile de…

Devamını Oku
KÜLTÜR-SANAT TOPLUM 

ORHAN PAMUK VE MERSİN KENTİ EDEBİYAT ÖDÜLÜ

1990’lı yılların ortaları… Orhan Pamuk henüz Nobel Edebiyat Ödülü almamış. O ödülü almasına şöyle böyle on sene var. Ama Türkiye’de çok popüler… Radikal gazetesi o zamanlar Radikal 2 diye bir ek çıkarıyor. O ekte, Orhan Pamuk’un bir yazısı yayımladı. İçeriği aklımda değil. Ama mealen şöyle bir sekans hatırlıyorum. Altı yaşlarındaki Orhan Pamuk, babasının arabasıyla birlikte Akdeniz’e tatile gelmektedir. Toros dağlarını aşınca beyaz bir deniz göreceğini hayal eder. Fakat gördüğü deniz ak değildir! Orada bir düş kırıklığı yaşar… (Bu not burada dursun, yazının ilerleyen bölümlerinde lazım olacak.) * * * Mersin Ticaret…

Devamını Oku
POLİTİKA PSİKOLOJİ TOPLUM 

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI ‘YANKI ODASI’ NEDİR?

Ülkemizde artık değişim isteyen ve bu isteğini giderek daha yüksek sesle dile getiren, içerisinde bulunduğum “muhalif seçmen” kitlesi; 2023 cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri sonuçlarının ardından büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bu hüsranın arkasında elbette kaybetmiş olmak yatıyordu. Kaybetmek her zaman bir ihtimaldi ama yaşadığımız şokun bu kadar büyük olmasının sebebi seçim sürecinde –ve daha da öncesinde– içerisinde bulunduğumuz “yankı odalarıydı”. Şöyle ki… Sadece bizimle aynı fikirdeki insanlarla görüşüyor, Cumhuriyet ya da Sözcü okuyor, televizyonda Halk TV, Tele 1,  Sözcü TV ve KRT’den başka kanal açmıyor, sosyal medyada muhalif içerik üreticilerini…

Devamını Oku
TOPLUM 

“BAKAN TOTO” HABERLERİNİN TUTTURANLARI VE KAYBEDENLERİ

Enteresandır, “bakan toto” haberciliğini iktidar medyasından çok, muhalif medya seviyor. Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını kazandığının belli olduğu günden itibaren ha bire kimlerin bakan olacağına dair “tahmin”, “kulis”, “bilgi”, “duyum”, “konuşulan” ya da kaynaklı listeler yazılıyor; televizyonlarda dile getiriliyor; sosyal medyada paylaşılıyordu. Ben de hangi medya kuruluşu ve gazetecinin “bakan toto”yu tutturacağını saptayabilmek için görebildiğim kadarıyla bir liste oluşturdum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı yeni bakanlar listesini daha önce medyada yayımlanan isimlerle karşılaştırdım. TAHMİN EDİLEMEYEN İSİMLER Tutturulan isimlerden önce hemen hiç kimsenin tutturamadığı isimlerden başlayayım; Yılmaz Tunç (Adalet Bakanı), Vedat Işıkhan (Çalışma ve…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

BİR OH ÇEKSEM KARŞIKİ DAĞLAR YIKILIR!

Ekonomide epistemolojik bir kopuş deneyen malum eski bakan, görevi bir başka birine devrederken şöyle dedi: “Allah kolaylık versin!” Görevi devalan yeni bakan da şöyle dedi: “Rasyonel zemine dönme dışında şansımız kalmadı.” Eski bakan biraz daha rahatladı: “Oh be!” * * * Ankara’da, Hazine ve Maliye Bakanlığında bunlar olurken Mersin’de, ucuzun da ucuzu bir üç harfli markete giren Ahmet Bey, peynir tezgâhındaki fiyat etiketlerine bakıp şöyle dedi: “Yuh be!” Marketten biraz meyve biraz sebze alan Mukaddes Hanım, on beşli yumurta kolisinin fiyatının 40 lira olduğunu öğrenince şöyle dedi: “Ayıp be!” Aynı…

Devamını Oku
TOPLUM 

MEDENİYET–TUVALET METAFORU

M.Ö. 2334 – M.Ö. 2279 yılları arasında Mezopotamya’da hüküm süren Akad Kralı I. Sargon, sarayında 6 adet tuvalet ve buna bağlı kanalizasyon sistemi yaptırdığında insanlık tarihine damga vurduğunun farkında mıydı? Mısır’da bilinen ilk özel tuvalet, M.Ö. 2890 – M.Ö. 2636 yılları arasına tarihlenen Saqqara’daki ev şeklinde tasarlanmış mezarlarda bulundu. Mısır inanışlarına göre hayat için gerekli olan yeme, içme, tuvalet gibi ihtiyaçlar ölüm için de gerekliydi ve bu sebepten bazı mezarlarda tuvalet ve banyo gibi öğelere yer verilirdi. Hindistan’da M.Ö. 3500’lü yıllarda İndus uygarlığında çok iyi tasarlanmış tuvalet ve kanalizasyon sistemleri…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

EŞİTSİZ VE ADALETSİZ SEÇİMİN KARANLIK YÜZÜ

Yeni Akit’in “Jet düşkünü Bay Kemal” manşeti, iktidarın “Rabbena hep bana” anlayışının çarpıcı bir yansımasıydı. Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim gezileri için özel uçak kiralanmasını eleştiriyorlar ama bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı filosunda irili ufaklı tam 16 uçak bulunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın makam araçları bile yurt dışı gezilerde önden uçakla gönderiliyor. Örneğin KKTC gezisine tam altı uçakla gidiliyor; bununla da kalmıyor, tüm bu uçaklar, makam araçları, otobüslerle bütün devlet olanakları seçim kampanyası boyunca alabildiğine kullanılıyor; bunlara en ufak bir eleştiri ya da dikkat çekme yok…

Devamını Oku