TOPLUM 

KORONAVİRÜS GÜNLERİNİ YAZMAK, NOT ETMEK, KAYIT ALTINA ALMAK (10)

10’uncu yazı… Pandeminin ilk zamanlarında, biraz da sokağa çıkma yasaklarının olduğu günlere denk geldiği ve gündem yoğunluğu sebebiyle haftalık olarak hazırladığım bu diziyi, ‘yeni normal’ ile birlikte aylık olarak sürdürüyorum. Okurlardan önemli geribildirimler geliyor. Dolayısıyla dünya ve Türkiye’den koronavirüs temalı haberleri biriktirmeye devam ediyoruz, edeceğiz. Dünyada koronavirüs vakası sayısı 35 milyona yaklaştı, ölü sayısı 1 milyonu geçti. ABD’de ölü sayısı 210 bin civarında. Ölümlerde ABD’yi 145 bin ile Brezilya takip ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 2 Ekim akşamı açıkladığı bilgilere göre, Türkiye’de koronavirüsten ölenlerin sayısı 8 bin 325. DEPRESYON, PANİK…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ARİSTOKRAT KİBRİ

Türkiye bugün ortaçağ kültürünü yaşıyor. Gelir dağılımının çok bozulduğu, halkın büyük çoğunluğunun yoksullaştığı, milli gelirin nüfusun yüzde 5’inde toplandığı, zenginleşen kitlenin kendini bir aristokrat zannettiği böylesi koşullarda dahi halk istediğinde seçimle koşulları değiştirebileceğini sanıyor. Demek ki o halk, koşulların değiştiğinin farkında değil. Bu koşulların sonucu olarak oluşabilecek tepkiye karşı yönetim; çareyi halkı cahilleştirmekte, tarikat ve cemaatlerin kadercilik, cennet ve cehennem telkinleri ile suskunlaştırmaya çalışmakta, hatta bunlara karşı çıkanları kurumlar oluşturarak tehdit etmekte buluyor. Türkiye’de eğitim sistemi çökmüş durumdadır. Cahil olmak, verilen bazı demeçlerde erdem olarak gösterilmektedir. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi…

Devamını Oku
FELSEFE TOPLUM 

DÜZENİN YABANCILAŞMASI VE DÜZENE YABANCILAŞMA

“Yabancılaşma” kavramını tarihte ilk kullananın Plotinos (M.S. 205-270) olduğu söylenir. Plotinos, “Var olan tek bir şeydir. O da tindir, Tanrı’dır” der. Plotinos O’nu “bir” olarak adlandırır. O’nun haricindeki tüm şeylerin O’ndan var olduğu, başlangıcının “O” olduğu tezinden hareket eder. Bu “aşkın ‘bir’den” her şeyin çıkması varlık hiyerarşisi şeklinde olur. Oysa yaşamda aşkın olanın “düşünen insan” olduğu varsayılırsa, Plotinos’un düşüncesine yüzyıllar sonrasından bir muhalefet şerhi düşülebilir: “Daha Allah ile cihan yok iken/ Biz anı var edip ilan eyledik/ Hakk’a hiçbir layık mekân yok iken/ Hanemize aldık mihman eyledik.” – Edib Harabi…

Devamını Oku
TOPLUM 

‘DÜNYA ŞİRİN, CAN TATLI…’

Bu sıralar herkes gergin, herkes şüpheci, herkesin yüzü asık, sokağa çıkan herkes aceleci, dolmuşa, otobüse binen herkes sinik, endişeli… Niye? Ölüm korkusu bu, kolay mı? * * * Dede Korkut masallarında şöyle bir tabir var: “Dünya şirin, can tatlı…” Şimdilerde insanlar, “Acaba koronavirüs bana da bulaştı mı?” diye düşündüğü anda, dünyanın ne kadar şirin, canın ne kadar tatlı olduğunu anlıyor olmalı ki yüzüne bir korku ifadesi yayılıyor. Hastalığın adının anılması bile insanı korkutmaya, dünya üzerine, yaşam üzerine düşündürmeye yetiyor. Birinin yanında biri öksürmeye görsün, oradan öyle bir kaçıyor, yüzünde öyle…

Devamını Oku
TOPLUM 

ERKEKLİK VE ÜNİFORMA

Işıl Özgentürk… Birkaç gündür sosyal medyanın gündeminde; şiddetli şekilde taarruz edenler var, kızanlar var, hakaret edenler var, destekleyenler var, eleştirenler var, “Olmadı be, Işıl!” diye sitem edenler var. Irkçı diyenler var. Kürt düşmanı diyenler var. Kadın düşmanı diyenler var. “Tecavüzcüleri aklıyor” diyenler var. “Yaşamın gerçeklerinden uzak” diyen var. “Yaşlanmış, ne dediğini bilmiyor” diyen var. * * * Peki, mevzu ne? * * * Mevzu şu: Bir uzatmalı çavuş, Batman’da bir genç kadını günlerce alıkoydu, tecavüz etti. Kadın şikâyetçi oldu. Uzatmalı çavuş gözaltına alındı, serbest bırakıldı. Tecavüzler sırasında kadına, “İstediğin yere…

Devamını Oku
TOPLUM 

KORONAVİRÜS GÜNLERİNİ YAZMAK, NOT ETMEK, KAYIT ALTINA ALMAK (9)

2019’un son günlerinden itibaren dünyanın, 2020’nin Mart ayından itibaren de Türkiye’nin ana gündemi koronavirüs. Her yeni güne bu ölümcül virüsün etkileriyle uyanıyoruz. Mart dedik, nisan dedik, mayıs dedik; ne olduğunu anlamadan bir yazı geçirdik; şimdi düşleriyle gerçekleriyle eylül zamanını soluyacağız. Sonbahar, kış nasıl geçer, yeni baharlara nasıl uyanırız, bilinmez. Açıklanan resmi verilere göre, dünyada koronavirüs vakası sayısı 25 milyonu geçti, ölü sayı 850 bin civarında. 185 bine yaklaşan ölü sayısıyla ABD dünyada başı çekerken; ABD’yi 122 bin ölüyle Brezilya takip ediyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın 31 Ağustos akşamı açıkladığı istatistiklere…

Devamını Oku
TOPLUM 

TOPLUMSAL ZİHNİN ÇUKURUNDA: IŞIL ÖZGENTÜRK

“Ötekine duyulan öfke meraktan güçlüdür.” – N. Taner Bir söylem, bir yalan sıkça tekrar edilirse, toplum buna inanç duyarak onu bir düşünce haline getirir, düşünceye dönüşen söylemi, dilin imkânlarından yararlanarak daha vahşi bir üslup ile yeniden kurup, geliştirip, büyütüp kendi zihin dünyasını yaratır. Türkiye’nin sorunu saymakla bitmez de en önemli sorunu toplumsal zihin sorunudur. Toplum, bireylerin bir araya getirdiği yığınsal yapılardır. Bu bireylerin ortak kanıları, inançları ve eğilimleri vardır. Bu eğilimler kendisinin davranış ve söylem biçimlerini şekillendirmekte ve kendisini oluşturmaktadır. Toplumsal zihnin dışına çıkarak kendisini yaratan bireyler de yok değildir;…

Devamını Oku
TOPLUM 

SARI SAÇLI, KISA ETEKLİ VE GERİCİ!

Girizgâhı uzatmaya gerek yok, özet geçiyorum: İstanbul’da iki polis; sarı saçlı, dövmeli, kısa şortlu bir kadını gözaltına almak için kolunu büküp künde ile yere devirseydi, olay bunla sınırlı kalsaydı bir şey olmazdı. Alışkınız bu tür işlere… Ama polisler göstermelik olarak açığa alınınca kıyamet koptu. Sosyal medyada o sarı saçlı kadına karşı bir linç kampanyası başladı. Giderek bir kadın düşmanlığına, kadının şort giyme, dövme yaptırma hakkına karşı lince dönüşeceği baştan belli olan bu linçte ilk taşı atanlar sarı saçlı, kısa etekli, dövmeli kadınlar oldu. Sakallı, sarıklı, silahlı, külahlı erkekler de kadınların…

Devamını Oku
TOPLUM 

KİMLİK VE VİCDAN

Kimlik; “bireyin kendi içindeki sürekliliği, aynı biçimde dışsal sürekliliği, yani insanlarla sürekli paylaştığı davranışsal özellikleri” ifade eder. (Erik Erikson – 1956) Kimlik; kendine özgü olmak, bireyi diğerlerinden ayıran özgünlük halidir. Çoğu insanlar sosyal ilişkilerinde iletişim içerisinde olduğu insanlar hakkında onların yokluğunda kusurlu bulduğu yanlarını belirterek onları gözden düşürme ve küçümseme yoluna başvuruyor. Sevgi duymakla, insanları olduğu gibi kabul etmekle veya en azından “Bu yönü beni rahatsız etse de onu seviyorum” şeklinde düşünerek küçümseme algısı yenilebilir. Ama bu yapılmaz ya da yapmak istenmez; çünkü aile içerisinde ve çevresinde aldığı eğitim ve…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ÇÖP BİDONUNUN ÇEVRESİNDE TOPLANMAK

Bir ülkenin kaderi, vatandaşlarının bilinci ve kültürü ile şekillenir. Yaklaşık 40 yıldır yaşadığımız siyasi rejimler ve özellikle son 20 yıldır ülkenin içine sokulduğu muhafazakâr pratik, gelecek için büyük endişeler içine girmemize neden olmaktadır. Vatandaşların duyarsızlaşması, kamplaştırılması, hoşgörü kültürünün ortadan kalkması, empati sahibi olmayan, nefret kültürü ile donanmış “kindar ve dindar” bir nesil yetiştirilme hedefi ile vasıfsızların rekabetine dayanan nepotist anlayışın egemen olması, itaat kültürünün yaygınlaştırılması, üniversitelerin suskunluğu, muhalefetin ortadan kaldırılmasına dönük yeni bir sistem inşa edildi. Bu yeni sistemin yetiştirdiği genç nesil; adaletin yerine sonuca odaklanan, gelecek ümidi ve ufku…

Devamını Oku