POLİTİKA TOPLUM 

SICAK SU SOLCULUĞU YA DA BİR ARPA BOYU YOL

Türkiye’de sol hareketin tarihi ekseni hiçbir zaman kaymamıştır. Çünkü Türkiye’de sol hiçbir zaman olmamıştır. Bu iddialı bir söylem gibi görülebilir. Ancak sol derken neyin kastedildiği çok önemlidir. Sosyal demokrasi mi? Sosyalist demokrasi mi? Sosyal demokrasinin başlangıçta kapitalizmin yarattığı eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedeflemesine rağmen tarihsel akış içinde kapitalizme eklemlenmesi tesadüf değildir. Sosyal devlet hedefi, devlet kapitalist kurallarla oynadığı sürece mümkün olmamıştır. Zaten kapitalizmin neden olduğu eşitsizlik ve adaletsizlikleri liberal demokratik sistem içinde kabul edilebilir düzeye indirmeyi amaçlamak yeni bir ideoloji olarak sunulsa da hiçbir orijinal yanı yoktur. Emekçiler, ezilenler ve sömürülenler…

Devamını Oku
POLİTİKA 

THE ECONOMİST’İN “2024” KAPAĞI

The Economist dergisi, 2024’te “dünyanın geleceğine” ilişkin yeni bir kapak ile komplo teorisyenlerine yeni malzemeler sunarak yeni yıla ilişkin tartışmaları zenginleştirecek gibi görünüyor. Öncelikle, The Economist dergisini tanıyalım. The Economist, İngiltere’de yayınlanan haftalık bir dergidir. İlk sayısı 1843’te yayınlanan derginin 180 yıllık bir geçmişi bulunuyor. Derginin yeni yıl sayılarında geleceğe ilişkin öngörülerin olduğu görseller bulunuyor ve bu görsellerdeki mesajları çözmek için ciddi yayınlar yapılıyor. The Economist dergisini önemli kılan, yalnızca uzun bir geçmişi olması değil, sahibinin çok tanınmış bir sima olmasıdır: Rothschild ailesi. Rothschild ailesi, çok sayıdaki komplo teorisine konu…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ACININ IRKINI OLDURMAYA ÇALIŞIYORLAR

Acının dili olmaz ama ırkı oluyormuş… Dünya bunu gösterdi. Kuvözdeki bebekler bir bir ölüme terk edilirken kimileri gözünü kırpmadan izledi bu soykırımı. Her 6 dakikada bir bebeği dünyanın birçok ülkesi el birliğiyle öldürdü! Ölümlerin durmasını isteyen ülkeler, başta biz samimiyetsiz ilan edildik, işe bak! Masum sabilerden bizim çıkarımız da yok herhangi bir kaybımız da. Ama biz insanız yahu! Ölen çocuğunun kalkmasını bekleyen annenin kederi bizim kederimiz oluyor, bebeklerin haykırışları duvardan duvara çarpıp tam yüreğimizden vuruyor. Dört gün ateşkes ilan edildi… On binlerce masum insan öldükten sonra! Oradaki gaz için insanların…

Devamını Oku
POLİTİKA 

HRANT DİNK BİR KEZ DAHA ÖLDÜRÜLDÜ

Politize olmaya yeni yeni başladığım 19 yaşımda gördüğüm, gözümün önünden uzun süre gitmeyen travmatik bir görüntü var… Sene 2007… Sokağın köşesinde yüzüstü yatan bir erkeğin cansız bedeni. Üzerine beyaz bir örtü örtülmüş. Örtü uçmasın diye köşelerine kaldırım taşlarından ağırlıklar konulmuş. Örtü, cansız bedenin tamamını saklamaya yetmemiş. Adamın ayakları örtünün dışına çıkıyor. İki ayağı da içe doğru dönük. Belli ki hazırlıksız yakalanmış ölüme. Ayakkabılarından birinin altı delik. Cansız bedenin Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’e ait olduğunu öğreniyorum. Hrant Dink kimdir, necidir, doğrusu o sıralar bilmiyorum. Ama bu ismi unutacağımı,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

YER Mİ ANADOLU ÇOCUĞU?

Bay Kemal devri kapandı, Bay Özgür devri başladı. Peki, ya Bay Ekrem? O işin neresinde? Tam merkezinde… Bay Ekrem, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olmanın gücünü de kullanıp CHP’nin İstanbul seçimlerinde istediğini aldı, İstanbul İl Başkanını yanına alıp pozu verdi. “Çekin arkadaşlar!” Arkadaşlar çekti. Mesaj yerine ulaştı. Vatandaş baktı, “Hı,” dedi, “demek ki İstanbul İl Başkanı aslında Bay Ekrem.” Bay Ekrem, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olmanın gücünü kullanıp CHP’ye genel başkan adayı bile çıkardı. “Yürü be Özgür” dedi. Bay Özgür yürüdü. Bay Ekrem, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olmanın gücünü kullanıp CHP’nin…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ATATÜRK’TE KURTULUŞUN ‘İLK HİSS-İ TEŞEBBÜSÜ’ NEDEN ADANA’DA DOĞMUŞTU?

Mustafa Kemal, Adana’yla ilk kez Çanakkale Savaşı’nda tanıştı. Savaşa Adana’dan katılan askerlerin gözü daha bir karaydı. Sıcakkanlılardı, dobra ve yiğittiler. Bir de Adana sözünü yaralı çadırlarında duyuyordu. Zira Çanakkale Savaşı’nda tüm yaralıların sargı bezi ve pamuğu Osmanlı’nın tek sanayi şehri olan, iplik ve bez fabrikalarıyla dolu Adana’dan geliyordu. Mustafa Kemal, Adana’ya ilk kez Yıldırım Orduları Komutanlığı’nı devralmak üzere “Tümgeneral” olarak 31 Ekim 1918 tarihinde geldi. “Cumhurbaşkanı” olarak son gelişi ise 24 Mayıs 1938’de “Şahsi meselem” dediği Hatay içindi. “Tümgeneral”, “Büyük Millet Meclisi Başkanı” ve “Cumhurbaşkanı” olarak tam 9 kez Adana’yı…

Devamını Oku
POLİTİKA 

KILIÇDAROĞLU’NUN ŞAPKASI

CHP’de kurultay bitti, Kılıçdaroğlu Dönemi kapandı, Özgür Özel Dönemi başladı. Kartlar yeniden karılacak. Parti içi dengelerin oturması zaman alacak. Çünkü muhtemelen CHP, bir süre, Ankara’dan değil, İstanbul’dan, Ekrem İmamoğlu’nun odasından idare edilecek. CHP için yeni bir deneyim olacak. Bu yazının konusu, CHP’nin yeni dönemine ilişkin değil. Bu yazının konusu, Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na dair. Ne de olsa kurultay sona erdiğine göre herkes soğukkanlılıkla okur, eleştirilerini sonraya bırakır diye umut ediyorum. Kılıçdaroğlu 13 yıl genel başkanlık koltuğunda oturdu. Bu 13 yıllık sürede iktidarın hem ideolojik aygıtlarıyla hem de baskı aygıtlarıyla…

Devamını Oku
POLİTİKA 

MABET HAYALİ BİNLERCE İNSANIN KATİLİ OLDU

Ellerini hangi enkaza atsalar ufacık cesetler çıkıyor. Bir babanın beton yığınına dönmüş evinin önünde yitirdiği 4 çocuğuna yakarışı kulakları sağır etmiyorsa kalbiniz kin bağlamış demektir. Bir çocuğun yaşadığının bile farkında olmadan “Beni mezara mı götürüyorsunuz?” sözü göz pınarlarınızı kurutmuyorsa insanlığınız gömülmüş gitmiş demektir. Yazımın ilk cümleleri hep çocuklarla ilgili, fark etmişsinizdir. Çünkü İsrail, mermilerini, silahlarını, füzelerini çocuklara çevirmiş durumda. Adeta çocuklarla savaşıyor. “Eti ne budu ne?” deriz ya el kadar çocukların kanını kurutmaya doymadılar! Bir ay geride kaldı ve hâlâ birçok ülke sessiz! Ama gerçekten insan olan – Hıristiyan da…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CUMHURİYET ÇOCUKLARIYIZ BİZ

100 yıl… Yazarken, söylerken, dinlerken ne kadar kolay dökülüyor sözcükler, değil mi? Bir çırpıda söyleyiveriyoruz bazen. Belki çok düşünmüyoruz üzerine “100” derken… Benim gözlerimi dolduruyor “100 yaşında” demek. Yanına en sevdiğim kelime geliyor çünkü: Cumhuriyet! Mücadele, emek, emanet görüyorum üç basamaklı bu sayıda. 100; belki de hiç bu kadar anlamlı olmamıştı aklımda, hiç bu kadar tüylerimi diken diken etmemişti. Düşünüyorum zaman zaman, Ata’mın emanetine sahip çıkabiliyor muyuz diye, sonra daha sıkı sarılıyorum bu emanete. Şu sözler beliriyor zihnimde: “Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve…

Devamını Oku
POLİTİKA 

29 EKİM’İ KUTLAMAK

29 Ekim, yaşadığımız ülkenin doğum günüdür. 100 yıl önce bugün, 29 Ekim 1923’te ülkemizin kuruluşu ilan edilmiştir. Cumhuriyet Bayramı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923’te cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de, kuruluşundan itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kutlanan milli bayramlarımızdan birisidir. Dönemin anayasası olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan bir değişiklik ile Cumhuriyet’imiz, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmiştir. Cumhuriyet’in ilanı, Ankara’da 101 pare top atışı ile duyurulmuş ve 29 Ekim gecesi ile 30 Ekim 1923 tarihi, başta Ankara olmak üzere tüm ülkede bir…

Devamını Oku