POLİTİKA TOPLUM 

ŞİDDETİ BİR RENK DEĞİL, ZİHNİYET DEĞİŞTİRİR!

Mor renk turuncuya döner her 25 Kasım’da… Şiddetle mücadelenin rengi turuncu olur kasımın sonlarında. Turuncu renk ise çoğunluklu olarak Adana’yı hatırlatır bana. Aklıma gelen ilk şey, Portakal Çiçeği Karnavalı olur nedense… 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nden tam bir gün önce turuncu kentli şehir Adana; bir kadının katledilmesiyle kan kırmızısı oldu. Öfkenin artık herhangi bir rengi de yok kadın cinayetlerine karşı! Turuncunun enerjisini yıkan bir kırmızı oldu dün Seyhan ilçesi… Bu sefer kurbanın ismi Müzeyyen… 3 çocuk annesi Müzeyyen pompalı tüfekten isabet eden saçmalar sonucu katledildi. Dizi…

Devamını Oku
POLİTİKA YAŞAM 

ALIŞTIRAMAYACAKSINIZ, KAZANAMAYACAKSINIZ!

Herkes bir şey söylüyor… “Masum çocuk öldü” diyorum, “Alıştık” diyorlar… “Neden alıştınız?” diye soruyorum, “Alıştırıldık” diyorlar… Ölüme alışır insan alışmasına da, terör sonucu ölümlere alışamaz! 2013 Reyhanlı saldırısı… 2015 çözüm süreci ve kritik yıllar… 2015 Suruç saldırısı… 2015 Ankara gar saldırısı… 2016 Kızılay Güven Park saldırısı… 2022 Mersin Tece Polisevi saldırısı ve 2022 Taksim… Aklımda kalan acı tablolar bunlar. Hiçbir zaman alışmadık, alışmak demek bu terör örgütlerini kabullenmekle eş değerdir. Alışmak demek hain terör örgütlerinin ekmeğine yağ sürmek demektir. “Neden terör var?” sorusunun bilimsel yanıtını paylaşmak isterim: “Terörizmin temel amacı,…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

TESETTÜR

Tesettür, Arapça “sitır” kelimesinden türetilmiş, koruma, kendini gizleme, gizlenme anlamına gelmektedir. Ülkemizde gündem öylesine hızlı değişiyor ki hiçbir konuyu derinlemesine hatırlayıp düşünmüyoruz. Bugün yaşadıklarımızın büyük kısmını aynısıyla 70 yıl önceki Demokrat Parti iktidarında da yaşadık. Ama her şehirde en önemli yerlere “Adnan Menderes” adı konmakta ve büyük bir kitle onu bir kahraman ve demokrasi şehidi zannetmektedir. 10 yıl sürmüş fakat henüz 6 yıl içinde tükenmiş bir iktidar, ardından 1960 darbesine maruz kalmış bir ülke yarattı, tarih daha da kötü bir şekilde tekerrür ediyor. Tıpkı bugünkü gibi; gazeteciler tutuklanmış, halk açlık…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÖZLEMEKTEN DE ÖTE…

Hiçbir siren sesi, bu kadar geçmişi özletemez milyonlarca insana… Hiçbir saat, 10 Kasım günü 09.05’i göstermek istemez… Karanlığı sonlandıran bir lider gökyüzünden bizleri izleyeli tam 84 yıl oldu. Üzülüyor mudur? Kızıyor mudur bizlere? Gençlere emanet ettiği ülkemizin geleceğinin halini umutsuzlukla izliyor mudur? Bilmiyorum, inanın… Yaptığı her devrimin yok edilmeye çalışıldığını utançla izliyor mudur? Bu satırlarımı okurken lütfen kızmayın bana; çünkü bunlar yaşatılıyor Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının kurtardığı Türkiye Cumhuriyeti’ne. “Yıllar geçse de üstünden, bu kalp seni unutur mu?” şarkısı var dilimde… “Bir hasretlik yüzün vardı/…

Devamını Oku
POLİTİKA 

KASIM’IN 10’U

Çocukluğumuzda “Gözleri denizlerden mavi, bakışları güneşten sıcak.” diye başlardık dizelere. Oysa güneşten sıcak bakışlar, hüzünlü ve soğuk bir kasım ayına bırakmıştı kendini. Masmavi gözler ise fırtınalı ve yağmurlu bir denize… Yıl bin dokuz yüz otuz sekiz, mevsimlerden sonbahar, aylardan kasım, günlerden perşembe ve saat dokuzu beş geçe… Bir feryat kopmuştu Anadolu’nun bağrında. Çanakkale’den, Conkbayırı’ndan, Anafartalar’dan, Sakarya’dan, Kocatepe’den duyulmuştu bu feryat. Bu feryat: “Gitme Ata’m, daha çok erken!” diyordu. Sessizlik karışmıştı sararan yapraklara, hüzün kaplamıştı toprağı, kuşlar bile sessiz uçmuş, bulutlar kararmış ve güneş çok erken batmıştı o gün ülkeye. Ve…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TÜRKİYE’NİN 20 YILLIK TARİHİ VE KADER SEÇİMİ

Son 20 yılda Türkiye, AKP iktidarını yaşadı. Ülkenin 20 yıllık AKP iktidarı döneminde nereden nereye geldiğinin bilançosunu yapanlar, genelde ekonomistler olacak. Ne var ki, bu bilançoya siyasal, sosyal, kültürel ve diğer başlıkları da eklemek gerekiyor. Ekonomik tablonun hiç de iç açıcı olmadığını söyleyebiliriz. Bu konuda birkaç rakamsal karşılaştırma, son 20 yılda çok çarpıcı farklılıkların yaşandığını ortaya koyacaktır. 2002 yılında resmi verilere göre yüzde 30 düzeyinde olan enflasyon, 2022 yılında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yüzde 80’i aşmış görünüyor. Bağımsız bir araştırma kuruluşu olan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CUMHURİYET; KENETLENEREK CUMHURİYETTİR, KIRARAK DEĞİL!

Televizyon kanalları adeta ikiye ayrılmış ve herkes kendi havuz medyasını oluşturmuş. Vatandaş X kanalını izlese her şey ülkede mükemmel, Y kanalını izlese nasıl düzlüğe çıkacak bu ülke? Düzlüğe çıkması için neler yapılıyor ki? Dünya tarafından alkışlanan canım Türkiye’m neden kendi vatandaşını açlık sınırı altında verdiği ücretlerle yaşamaya zorluyor? Yeniden merhaba sevgili okur… Uzunca bir ara oldu ama hangi şehirden okursan oku kelimelerimin seni özlediğini bil. Yazabilmek bir meziyet elbette lakin gerçekleri yazıp bunu sindirebilmek ayrı bir dayanıklılık istiyor sanırım. O kadar şey birikmişken, birikimin üstüne yeni gerginlikler eklenirken cümlelerimi nasıl…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TİMOKRASİ

“Yumurta dıştan bir güçle kırılırsa yaşam son bulur, içten bir güçle kırılırsa yaşam başlar; zira sahih düşünceler hep içten gelir.” – İbn-i Rüşd SAHNE DEMOKRASİSİ – BATI Aristoteles’e göre Atina demokrasisinin kurucusu, ünlü yasa koyucu Solon’dur (640-559). Solon’un, mutlak oligarşiyi yıkıp halkın köleleştirilmesine son vererek, halkın seçtiği üyelerden oluşan bir yargı sistemi kurmasıyla kendinden sonraki demokratik yönetimlere ilham verdiği söylenir. Aristoteles, en üstte yer verdiği halkın, iyi bir anayasaya sahip olmasının, vatandaşı “egemen güç” haline dönüştüreceğini iddia etti. Oysa iyi anayasa tek başına hiçbir zaman bu sonucu doğurmamıştır. Roma İmparatorluğu…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CENUP VİLAYETİ

Bir sonbahar akşamı, İstanbul, soğuk. Yağmur çiseliyor. Evrensel Kültür Merkezi’nden çıktık üç kişi, İstiklal Caddesi’nin kalabalığına karıştık. “Kaldırımlarda yağmur kokusu” diye mırıldandım. Güldü bal gözlü Trakyalı kız. “Kimin bu şiir?” dedi. “Senin mi?” “Yok,” dedim mantomun fermuarını çekip yüzümü kapatırken, “Attila İlhan’ın…” * * * Turan bizim oralardan, Tokatlı. Bizim kafadan, devrimci. Attila İlhan’ı burjuva bulur, şiirlerini arabesk. Güldü. Bir şey diyecek oldu. O cümlesini tamamlayamadan polis bağırdı: “Verin lan kimlikleri!” Kimlikleri verdik. Polis aracının kırmızı, yeşil, mavi ışığı altında, yağmurda baktı polis. Kimlikleri verirken söylendi: “Biri Tokatlı, biri Sivaslı……

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

GAZETE VE TV’LER “ÇORAP FABRİKASI” MI?

“Gazete çıkarmak, çorap fabrikası işletmeye benzemez” cümlesi, Türkiye gazetecilik tarihinin kıvançla anılan sayfalarından birinin sloganıdır. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü de oradan kalmıştır. 1961 yılında “dokuz gazete patronu”, gazetecilere yeni haklar getiren 212 sayılı Basın Kanunu ile Basın İlan Kurumu kurulmasına ilişkin yasanın yürürlüğe girmesine tepki olarak üç gün gazete çıkarmama kararı almışlardı. Bunun üzerine gazeteciler ‘Akşam’, ‘Cumhuriyet’, ‘Dünya’, ‘Hürriyet’, ‘Milliyet’, ‘Tercüman’, ‘Vatan’, ‘Yeni İstanbul’ ve ‘Yeni Sabah’ patronlarının bu kararını protesto ederek halkın gazetesiz kalmaması için de ‘BASIN’ adlı bir gazete çıkarmışlardı. O gazetenin 11 Ocak’taki başyazısında gazete patronlarına…

Devamını Oku