TOPLUM 

ÖLÜM VE CİNAYETİN KUTSANMASI

1978 yılının bir sonbahar sabahı, dünya, şok edici bir toplu intihar/cinayet olayı haberiyle uyandı. 900 ila 950 arasında olduğu sanılan kişinin ölümü ile sonuçlanan toplu bir intihar olduğu ya da cinayet olabileceği şüphesi de uyandıran haberle sarsıldı. Tek bir radyo ve TV yayın organı olan TRT dehşet verici bu olayı gün boyu tekrarladı.

Kaliforniya’da etkinlik gösteren ‘Halkın Tapınağı’ isimli tarikat, bir Güney Amerika ülkesi olan Guyana’ya göç etmişti, varlığını burada sürdürme çabası içindeydi. Amaçları tarikat lideri Rahip Jim Jones önderliğinde ‘Jonestown’ adını verdikleri ırklararası bir cemaat oluşturmaktı. Kasım 1978’de Kaliforniya eyaletinden bir kongre üyesi; bazı cemaat mensuplarının zorla tutuldukları iddiasını araştırmak için Guyana’ya gitmişti. Bazı üyelerin cemaatten ayrılmak istemesi üzerine, onlarla birlikte uçağa binmek üzere olan Kongre Üyesi Loe Ryan ve yanındaki 4 kişi Jones’un adamları tarafından silahla vurularak öldürüldü. (Bu, bir belgesel film, bir sinema filmi olarak da gösterime girmiştir). Paniğe ve umutsuzluğa kapılan Jones, hoparlörlerden cemaatine seslenerek ölmenin güzelliği ve herkesin başka bir yerde tekrar bir araya geleceği üzerine vaazlar vermeye başladı. Cemaat üyeleri bir çadırda, içinde siyanür ve gazlı içecek karışımı olan bir fıçının önünde toplandılar ve hepsi kendi iradesiyle o karışımdan içerek can verdi. 900’den fazla insan bu şekilde kendi elleriyle ölüme gitmişti. Anne babalar kendileri içmeden önce çocuklarına ve bebeklerine de bu zehirli karışımdan içirmişlerdi. Ölmeyi reddeden bazı kişiler ise Jones’un adamları tarafından silahla vurularak öldürüldü. Rahip Jones da ölmüş olarak bulundu.

Bu, tarihte yaşanmış en büyük toplu intihar olayıydı ancak tek değildi.

Uganda’da kurulmuş olan ‘Tanrının On Emrini Yeniden Tesis Hareketi’ isimli tarikat, 2000’in hemen başında kıyametin kopacağına inanıyordu. O dönem Uganda’daki karışık atmosfer içinde doğup büyüyen pek çok tarikattan biri olmasına rağmen adını dünyaya duyurması, yaklaşık 778 kişinin toplu intiharıyla oldu. Mart ayına kadar gerçekleşmeyen kehaneti kanıtlamak istercesine kurtuluşlarına ulaşmak için bir kısmı çıkartılan yangında yanarak, bir kısmıysa kendilerini zehirleyerek öldüler.

Tarihte daha pek çok tarikat ayininde binlerce çocuğun ve kadının çoğunlukta olduğu inanç mensupları toplu intihar ve cinayetlere kurban gitmişti.

İlginç olan, ABD ve İngiltere gibi ülkelerde kriz yaratan tarikatların ülkelerinin gelişmişliğine rağmen akıl almaz yollar izlemesi, böylece inanç gruplarının peşine takıldığı garip ilişkiler yumağının ve intiharların ayyuka çıkmasıdır. Diğer yandan, cinsel fantezilere dini kılıf geçirilmiş haliyle inanç gruplarının ayinlerinin olması, bunların açığa çıkmasının ölümle sonuçlanması ve bu hipnoz durumuyla ortaya çıkan absürtlüklerdir. Toplu seks ayinlerine yüklenen dinsel anlamlar, buna katılan insanların dehşet verici beyin yıkama telkinlerine itaat etmesi ve bunları onaylaması da günümüz Türkiye’sine bir nebze de olsa ışık tutacak niteliktedir. Timur Soykan’ın ‘Badeci Şeyh’in Sır Odası’ isimli kitabında anlattığı, robotlaştırılmış, adeta zombi insanların din adına yaptığı kötülükler gibi…

Tarihsel süreçler incelendiğinde işkenceler, katliamlar, nefret söylemlerinin böylesine yoğun bir şekilde kullanıldığı kutsal kitapların anlaşılmaz söylemlerinden halen merhamet, saflık ve barışçıl anlamların çıkarılmasıdır.

İster istemez kendi kendimize soruyoruz: İnsan, gerçekten zeki bir tür mü?

Şu gerçek, gün gibi aydınlıktır: Barışın ve sevginin kaynağının dinlerin olması imkânsızdır.

Yazdıklarıma inanmayan, Tevrat’ı okusun.

Yorum kitapları yanıltıcıdır.

Kaynağınız daima kutsal kitaplar olsun(!).

Daha yazılacak çok şey var.

Umarım takip edersiniz.

Bu yazıya yorum yapamıyorsanızlütfen Facebook hesabınıza giriş yapınız
Paylaş:

Benzer yazılar