POLİTİKA 

ŞARKILARDAN SANDIĞA

Şarkılardan fal tuttum seçime iki gün kala… Ya baharları getirecekler ya da yeniden bir aşk hikâyesi yazılacak! Duyanlara duymayanlara! Tutup, bırakmayın peşini, hayatın ateşini! Bizim ülkemizde seçim kampanyalarının en vazgeçilmez yanı da eski şarkıların tercih edilmesidir. Biri 90’lı yılların başında kaleme alınmış, diğeri 90’lı yılların sonunda… O zamanlar Doğru Yol Partili bir Türkiye, Cumhuriyet Halk Partisi’ni yeniden açtıran Deniz Baykal ve Turgut Özal’ın ölümü, ardında Süleyman Demirel dönemi… “Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?” sözü aklıma geldi Demirel’in. Ruhu şad olsun, şimdi memlekette benzin var da akçe yok, akçe!…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ŞANTAJ MONTAJ

İki aydır sosyal medyayı dikkatle izliyorum. Kılıçdaroğlu’na küfür, hakaret, iftira, yalan haber, montaj kaset gırla gidiyor. Sabah akşam Kılıçdaroğlu’na sövenler var. Dalga geçenler var. Her konuda lafı Kılıçdaroğlu’na getirip sövenler, lafı çarpıtanlar var. Sanki bir sayaç var, Kılıçdaroğlu’na söversen o sayaç atıyor, para kazanıyorsun! Kılıçdaroğlu’na sosyal medyadan hakaret etme işini seriye bağlayanları görünce aklına başka ne gelir? “Yevmiyeci misin, kardeşim?” demezler mi adama? “Kardeşim, işin gücün, ailen yok mu, meşgalen yok mu, sabahtan akşama kadar sosyal medyada Kılıçdaroğlu’na sövünce eline ne geçiyor?” diye sormazlar mı? * Gerçi düz vatandaş ne…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ABARTMA, YALAN, DÜŞMANLAŞTIRMA, KARARTMA…

Kuşkusuz, yakın geçmişteki seçim dönemlerinde de medyanın siyasi iktidarın propaganda kampanyasının bir parçası haline geldiğini görmüştük. Ama medya eliyle yapılan abartmanın, yalanın, düşmanlaştırmanın, bilgi karartılmasının bu boyutlara ulaştığına tanık olmamıştık. Gazeteciliğin politik yandaşlık gözlüğüyle yapılması halinde ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceğinin en çarpıcı örneği, Erzurum’daki saldırı haberleriydi. Ekrem İmamoğlu ve otobüsün önünde onu dinleyenlere taş yağdıranlara polisin uzun süre müdahale etmediği görüntülerde açıkça görülüyordu. İktidar medyası, saldırıyı eleştirmek bir yana iktidar mensuplarının dilini aynen tekrarlayarak saldırıya uğrayanları suçlayan haberler yayımladı. İlk gün Akşam ve Türkiye, CHP ve İmamoğlu’nu “provokasyon” ile…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

SEÇİM İKİNCİ TURA DA; İNSANLIĞINIZ HANGİ BAHARA?

“Hak! Hukuk! Adalet!” diye haykıranlara çağrımdır; bir de ‘İNSANLIK’ ekleyin bu haykırışlara! Çünkü sandıkların bazılarından insanlık çıkamadı! Ölmüş gitmiş insanların üzerinden siyaset yapanları eleştirenler, şimdi ölenlere bile lanet okuyor! Yere batsın sizin sahte duyarlılığınız! Seçimler gelir geçer, sonrasında ise söylenenler ve davranışlar hatırlanır. Deprem bölgesinde Erdoğan’a ezici çoğunlukta oy çıktıysa ölmüş gitmiş, yakınını ve her şeyini kaybetmiş insanın ne günahı var? Seçmenin büyük bir çoğunluğu belki de güven duygusunu hissettirene oy verdi. Mesele o da değil! İsteyen istediği partiye oy verebilirken betonların altında can veren insanların ahı yakanızda olsun be!…

Devamını Oku
POLİTİKA 

SEÇİMLERDE KASABALI–ESNAF DEVRİMİ

14 Mayıs seçimlerine sayılı günler ve saatler kaldı. Türkiye, 1950’deki çok partili seçimler kadar önemli ve tarihi bir kader seçimiyle karşı karşıya. Türkiye; bu seçimlerde ülkenin geleceğini etkileyecek, uluslararası ilişkilerine yön verecek, demokrasi ve insan hakları konusunda çok önemli tarihi adımların atılıp atılmayacağının anlaşılacağı, otoriter ve demokratik rejim tercihinin yapılacağı, Kürt sorunu ve Alevi-Sünni ayrımcılığı gibi tarihsel sorunlarının çözülüp çözülemeyeceğinin ortaya çıkacağı, adeta ülkenin kaderinin yazılacağı çok kritik bir tercih ile karşı karşıya gelecek. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı seçimlere kısaca göz atarsak, ülkenin ekonomik gelişmesi ile bağlantılı olarak ilk dönemlerde köylülerin,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

SEÇİME 13 KALA…

İnsan yaş aldıkça daha çok düşüyormuş memleket derdinin peşine, onu fark ettim kendimde… Gelen her yeni yaş insana mutluluk getirdiği gibi bir burukluk da armağan edermiş… Neden mi? Çünkü hayat “Coğrafya kaderindir” cümlesini yeni yaşa kadar zaman zaman söyletiyor insana… Memleket telaşesinden insan yorulduğunu dahi anlamıyor. Seçime sayılı günler kaldı. Birçok partiden onlarca aday var. Çoğumuz görüyoruz; yorulsa da yorulmadan çalışıyorlar. Çalışacaklar! Çalışmalılar! Çalışmalılar ki doğduğu coğrafyanın kaderini daha da güzelleştirebilsin. Her parti kendinden çok emin. İktidar olma hırsı ile zaman zaman milli ve dini değerler göz ardı bile ediliyor!…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

DEPREM SONRASI SÜRDÜRÜLEBİLİR YERLEŞİM ALANLARI

6 Şubat depremleri sonrası hepimiz büyük şok ve kayıplar yaşadık. Kış koşullarında bir tarafta kaybettiğimiz canlar, diğer tarafta yıkılan binalar ve durumu daha da vahimleştiren koordinasyonsuzluk derken hepimiz elimizden gelenin en iyisini yaparak bir uçtan destek olmaya çalıştık. 14 Mayıs’ta seçimlerinin yapılacağının açıklanmasıyla, durum daha bir acımasızlaştı. Depremzedeler ve yapılan, yapıldığı iddia edilen, yapıldığı söylenen ama yapılmadığı ortaya çıkan destekler tam anlamıyla siyasi bir şova dönerken hükümet apar topar inşaata başladı. Öyle ki; sanki bu deprem çok önceden bekleniyor, biliniyor ve planları da hazırlanmış gibiydi! Elbette büyük çoğunluk, evlerin, hemen…

Devamını Oku
POLİTİKA 

MUHARREM İNCE, YENİ ERDOĞAN MI?

Muharrem İnce’yi tanıyor musunuz? Benimki de soru mu, tabii ki tanıyorsunuz. Kendisi, özellikle 14 Mayıs seçimlerine yaklaştığımız şu günlerde Türk siyasetinin önemli bir parçası. Peki, Muharrem İnce’yi ‘gerçekten’ tanıyor muyuz? Bu sorunun cevabını verebilmek için biraz geçmişe gitmek gerek… Muharrem İnce, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova Milletvekili olarak girdi hayatlarımıza. Ve hem CHP seçmeninin hem de gidişattan memnun olmayan halkın desteğini kazandı. Gerçekleri eğip bükmeden konuşuyor, yapılan yanlışları korkusuzca haykırıyordu. Henüz ‘tek adam’ mertebesine erişemeyen Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’yi şiddetle eleştiriyordu. Meclis konuşmaları sosyal medya platformları üzerinden hızla yayılıyordu. Aslında…

Devamını Oku
POLİTİKA 

‘EKŞİ SÖZLÜK’, MİLLİ GÜVENLİK SORUNU MU?

Bugün internet hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen Ekşi Sözlük, bundan 24 yıl önce, 15 Şubat 1999’da yayın hayatına başladı. “Katılımcı sözlük” formatının ilk örneği olan site, ‘SSG’ rumuzlu Sedat Kapanoğlu ve arkadaşlarının projesiydi. Sözlüklerden esinlenilerek oluşturulmuş, etkileşime dayalı bir web sayfasıydı. Site üyeleri olan yazarlar – sözlük diliyle suser’lar, belli tanımlar hakkında başlık açabiliyor ve bu başlıklar altında bilgi, fikir paylaşımı yapabiliyorlardı. Forum gibiydi, ama değildi de. “Kutsal Bilgi Kaynağı” sloganıyla sozluk.sourtimes.org adresinde yayın hayatına başlayan Sözlük; Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya platformlarının olmadığı bir dönemde biz internet…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

GAZETE İÇİN FİLMİN SONU

1980’lerin sonlarında, 90’ların başlarında sayıları hayli azalmıştı ama yine de sağda solda görürdük ceketinin yan cebinde gazete taşıyan insanları. Vardiya çıkışında işçiler, mesaiden sonra memurlar, otobüs duraklarında ya da bir sigara içimi oturulan parklarda, ceket ceplerinde gazeteyle ne güzel görünürlerdi. Önce ikiye, sonra dörde, sonra sekize katlanmış o gazeteler ne güzel kokardı ayazdan çıkıp sıcak odalara girdiklerinde. * * * Bendeniz 1997 yılında gazeteciliğe adım attığımda, ceket ceplerinden çıkmıştı gazete. 2000’lere doğru gidiyorduk ve kimse pek de heves etmiyordu gazetelere. Video, özel televizyon, özel radyo, çanak anten, CD, VCD, DVD…

Devamını Oku