POLİTİKA TOPLUM 

ARİSTOKRAT KİBRİ

Türkiye bugün ortaçağ kültürünü yaşıyor. Gelir dağılımının çok bozulduğu, halkın büyük çoğunluğunun yoksullaştığı, milli gelirin nüfusun yüzde 5’inde toplandığı, zenginleşen kitlenin kendini bir aristokrat zannettiği böylesi koşullarda dahi halk istediğinde seçimle koşulları değiştirebileceğini sanıyor. Demek ki o halk, koşulların değiştiğinin farkında değil. Bu koşulların sonucu olarak oluşabilecek tepkiye karşı yönetim; çareyi halkı cahilleştirmekte, tarikat ve cemaatlerin kadercilik, cennet ve cehennem telkinleri ile suskunlaştırmaya çalışmakta, hatta bunlara karşı çıkanları kurumlar oluşturarak tehdit etmekte buluyor. Türkiye’de eğitim sistemi çökmüş durumdadır. Cahil olmak, verilen bazı demeçlerde erdem olarak gösterilmektedir. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi…

Devamını Oku
POLİTİKA 

40 YIL ÖNCEKİ 12 EYLÜL VE BUGÜNKÜ TÜRKİYE

Bir ülkede halkın yaşamını etkileyecek köklü değişiklikler yapılması ancak bilinçli ve güçlü bir organizasyonla mümkündür. Bu değişimler halkın yaşamını olumsuz etkileyecek bir sonuç ortaya çıkaracaksa, halkın büyük çoğunluğunu etkisi altına alan korku ve baskıya ihtiyaç vardır. Halkın onaylamadığı müdahalelerin uzun vadede başarılı olması çok zordur. 1961 Anayasası’nın yarattığı özgürlük ve haklar konusunda giderek daha da bilinçlenen Türk halkı, her alanda her geçen gün bu hakların kullanılmasının yarattığı farkındalık arttıkça bu haklardan geriye adım atılmasını daha da zor hale getirmesi kaçınılmazdı. 1970’li yıllar sendikal hareketler, dernek faaliyetleri, basın özgürlükleri açısından 1961…

Devamını Oku
POLİTİKA 

HER YERDE ÇÜRÜME, HER YERDE YALAN!

Vaka sayıları yalan, işsizlik verileri yalan, büyüyen ekonomi yalan… Kredi borcunu ödeyemeyen öğrencilere devlet eliyle icra gönderilirken, üniversite yönetimlerini bile aile şirketine döndürdüler. Ve salgın kasıp kavurmaya, her alanı vurmaya devam ederken, en ön safta mücadele eden sağlık emekçileri tükenmekte… Gece nöbete giderken evde yalnız bırakmak zorunda kaldığı iki çocuğu yanarak ölen bir hemşire düşünün… Eğer sağlıkçıların 7/24 ücretsiz kreş taleplerine kulak verilseydi, o iki çocuk ölmeyecek, Fatma Hemşire, ömrünün sonuna kadar yaşayacağı bir acıya mahkûm olmayacaktı… Alınmayan önlemlerin, keyfiyetin, işverenin kâr hırsının ölümlere zirve yaptırdığı bir ülkeyiz. En insani…

Devamını Oku
POLİTİKA 

DOĞU AKDENİZ DÜNYA SAVAŞI

Geçtiğimiz günlerde önemli bir Zoom toplantısı gerçekleştirdik. Çok seçkin katılımcılar ve konuşmacıların bulunduğu toplantıda, Türkiye ve KKTC’yi yönetenler açısından çok ciddi mesajlar verildi. Yöneticiliğini Başkent Ankara Strateji Enstitüsü Başkanı Engin Öktem’in gerçekleştirdiği toplantıya, KKTC Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, KKTC kökenli gazeteci Yusuf Kanlı, KKTC Ankara Eski Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç ile emekli asker ve akademisyen Ömer Lütfü Taşçıoğlu katıldı. Toplantıda ortaya çıkan düşünceler, Türkiye ve KKTC’nin varlığı ve geleceği açısından çok önemli tespit ve uyarıları içermekteydi. Özellikle KKTC Dışişleri Bakanı ve yakın zamanda KKTC Cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkan Kudret…

Devamını Oku
POLİTİKA 

MİLYONLARIN KADERİ VE KİŞİSEL HAKLAR

Muharrem İnce için “Parti kuracak mı, kurmayacak mı?” tartışmalarının yaşandığı günlerde yazdığım bir yazıydı. Güncelliğini yitirmiş gibi görünen bir konu olmasının ötesinde bu konuya bir bakış açısı getirmesi açısından yine de paylaşmak istedim: 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı için aday gösterilen Abdullah Gül için CHP bütün gücüyle hukuksal engelleri kullanarak Gül’ün Cumhurbaşkanı olmasını engellemeye çalışıyordu. Bu çaba bana göre çok doğru bir çabaydı, ben Gül’ün adaylığının ülkenin geleceği için bir felaket olacağını düşünenlerdendim. Zira şeriatçı ve dinci kökenden gelen bir siyasetçiydi. Öyle de oldu. Ben bugün dünyada yaşanan evrensel demokrasi anlayışının yetersiz…

Devamını Oku
POLİTİKA 

EBRU

“Elbet bir bildiği var bu çocukların/ kolay değil öyle genç ölmek/ yeşil bir yaprak gibi yüreği/ koparıp ateşe atmak.” – Hasan Hüseyin KORKMAZGİL Göz göre göre öldürüldü. Yetmedi; ne hainliği kaldı, ne teröristliği… Kimi “Geberdi”, kimi “Leş”, kimi “Ateşi bol olsun” dedi. Ondaki yüreğin zerre kadarının nasip olmadığı bir güruh o kirli dili hiç bırakmadı. Kötülük, örgütlü kötülüğe dönüştü. Örgütlü cehaletin, düşmanlaştıran bir ayrıştırmanın toplumu ne hale getirdiği adalet arayan bir insanın ardından yazılıp çizilenlere bakıldığında bile net şekilde görülüyor. Şeyh Edebali değil miydi, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” diyen?…

Devamını Oku
POLİTİKA 

YOLUN NE KADAR AÇIK SENİN, SEVGİLİ YURDUM?

Parası olanlar özel hastanelerde test yaptırıp tedavi olurken, yoksullar, orta gelirliler hastane kapılarında perişanlığını sürdürürken, yetmedi ölümle yüz yüze bırakılırken, cami koruma derneklerine Diyanet eliyle 29 milyon lira aktarılıyor. Salgında bilmem kaçıncı dalga, kaçıncı pik, artan vakalar, korku filmi gibi hastanelerde can verenler, yetersiz önlemler eşliğinde müjdeli bir haber vermekten söz ediyor birileri. Bir yangının tam da ortasındayız ve bu ateş gittikçe büyüyor. Üniversite mezunları işsiz… Öğretmen, hemşire, mühendis, mimar, yeni mezun avukat bile işsiz. İşsiz gazeteci sayısı da gün geçtikçe artıyor. Pandemiyle birlikte işini kaybedenler, artan yoksulluk, adaletsizlik, kaygıları…

Devamını Oku
POLİTİKA 

PANDEMİ GÜNLERİ, AYASOFYA, ‘UÇAN’ EKONOMİ, TİMSAH GÖZYAŞLARI VS.

Her geçen günün dünü arattığı bir yaşamın belki de orta yerinde, belki kıyısında ya da olur olmaz bir yerinde akıp gidiyor ömrümüz. Bir yanda salgın, gittikçe artan vakalar; diğer yanda işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, cehalet, karanlık… Ve ışıkların görünüp de önüne bir perde çekilemediği her yerde o istikamete giden tüm yolların tuzaklarla döşenmiş olması… Kadın-çocuk cinayetleri, bağışlar, yardım, dijital yayınlar üzerinden o aptalca konserlere harcanan paralar, savurganlık, yalanlar, nefret söylemi, ırkçı söylem, Ayasofya üzerinden iktidar ile muhalefetin “Evet, ibadete açılsın” yarışı… Gerçek gündemimiz hep ve her zaman kesintisiz bir şekilde, işte…

Devamını Oku
POLİTİKA 

TÜRKİYE İLE MISIR VE YUNANİSTAN GERİLİMİNİ ANLAMAK

Son günlerde Akdeniz ve Ege’de yaşanan gerginliği anlamak için kurgulanan yeni oyunu açıklamak istiyorum. Geçmişte yaşanan “11 Eylül” kurgusu ile çöken iki kutuplu dünyayı yaşatmak için kurgulanan yeni düzen; siyasal İslam’ın köktendinci kanadında “El Kaide” ve sonrasında “IŞİD” ya da “DAEŞ” gibi küresel terör örgütleri yaratarak Ortadoğu’da doğrudan ya da dolaylı bölgesel savaşlar çıkarmak ve NATO’ya varlık nedeni kazandırmak biçiminde bir strateji etrafında kurgulandı. Bu süreçte birçok Ortadoğu ülkesi yeniden dizayn edildi, Afganistan, Irak ve Suriye’nin işgal ve istikrarsızlaştırılması ile amaçlanan yeni strateji başarıyla yürütüldü. Bugün Ortadoğu ülkelerine yönelik operasyon…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

ÇÖP BİDONUNUN ÇEVRESİNDE TOPLANMAK

Bir ülkenin kaderi, vatandaşlarının bilinci ve kültürü ile şekillenir. Yaklaşık 40 yıldır yaşadığımız siyasi rejimler ve özellikle son 20 yıldır ülkenin içine sokulduğu muhafazakâr pratik, gelecek için büyük endişeler içine girmemize neden olmaktadır. Vatandaşların duyarsızlaşması, kamplaştırılması, hoşgörü kültürünün ortadan kalkması, empati sahibi olmayan, nefret kültürü ile donanmış “kindar ve dindar” bir nesil yetiştirilme hedefi ile vasıfsızların rekabetine dayanan nepotist anlayışın egemen olması, itaat kültürünün yaygınlaştırılması, üniversitelerin suskunluğu, muhalefetin ortadan kaldırılmasına dönük yeni bir sistem inşa edildi. Bu yeni sistemin yetiştirdiği genç nesil; adaletin yerine sonuca odaklanan, gelecek ümidi ve ufku…

Devamını Oku