POLİTİKA TOPLUM 

TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ VE SEDAT PEKER VİDEOLARI

İşletme biliminde ‘Toplam Kalite Yönetimi’ ya da kısaca TKY; müşteri ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kullanılan insan, iş gücü, ürün ve/veya hizmet kalite gereksinimlerinin, sistematik bir yaklaşımla ve tüm çalışanların katkıları ile sağlanmasıdır. İşletmenin para ile ifade edilen kâr döngüsü içindeki mal ve/veya hizmetlerinin alım-satımı ve nihai ürün elde edilmesiyle ilgili işlerinin genelidir. Bu tanımlardan görülebileceği gibi TKY, sanayi ve hizmet sektörlerinde ürün ve hizmet güvenilirliğini sağlama ve tüketiciye güven verecek kalite seviyesini ekonomiklik gözetilerek sunmak için oluşturduğu sistemdir. Bu sistem, ürünün üretme aşamalarının en başından bütün girdilerin, parametrelerin sistematik kontrolüne dayanır;…

Devamını Oku
POLİTİKA 

BİRKAÇ “HIYAR” YÜZÜNDEN

Müsilaj… Geçen seneye kadar müsilaj nedir hiçbirimiz bilmezdik. Bu sene Marmara Denizi’nde bir felaket oldu, maşallah hepimiz hidrobiyolog olduk, müsilaj deyip geziyoruz. Hıyardı mıyardı diye tartışmaya girenler sayesinde konu daha da ilgimizi çekti. “Hıyar mı? Ne hıyarı?” dedik, daldık konuya çoğumuz. Fakat bu mesele hıyarla, denizhıyarıyla sınırlı kalmadı, birileri hıyarlık yapmak isteyince mesele birdenbire güncel siyasi malzeme oldu. * * * Mesele siyasi olunca tabii toplum olarak hıyarın bölünmesi gibi ikiye bölündük: Birinci grup; “Marmara Denizi’nin içine CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi etti” diyenler… İkinci grup, “Marmara Denizi’nin içine AKP hükümetleri…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

KÖY SEYİRLİK OYUNU

Belediye meclisleri eskiden bu kadar renkli, kavgalı, gürültülü değildi. Bırakın meclis üyesini, ilçe belediye başkanları bile konuşmazdı. “Kabul edenler?” “Etmeyenler?” Daha kabul edenler elini indirmeden, reddedenler elini kaldırmadan kürsüden bir ses: “Oy birliğiyle kabul edilmiştir!” Oysa oy birliği de yok, kabul etmeyenler de var ama… O zamanın ilçe belediye meclisi üyeleri ona bile itiraz etmezlerdi, sandalyeye yaslanıp, yanındakiyle göz göze gelirlerdi: “Boş ver…” * Niye öyleydi? O zamanın belediye meclisi üyeleri çok mu cahildi? Bir şeyden anlamaz mıydı? Dili yok muydu? O zamanın ilçe belediye meclisi üyeleri konuşmazdı da bugünün…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

SOSYAL HABİS

Sıcak bir ağustos akşamıydı. Bıçaklı saldırıya uğrayan asistan doktor, ilk müdahaleyi kendisi yaptı. Plastik cerrahi asistanıydı. Sol kolunda dirsek bölgesinden aldığı yara ile “radial sinir” tamamen kesilmişti. Uzman doktor olmasına bir yıl kala, tüm mesleki geçmişi yok olabilirdi. Çünkü sol bileğini kullanamıyordu. Hemen ameliyata alındı. “El mikro cerrahı” hocası tarafından yapılan ameliyatın sonucu, aylar sonra belli olacaktı. Sonraki süreç belirsizlik, korku ve endişeyle geçti. Altı ay süren meşakkatli bir tedavi programı ile sol bileğini yavaş yavaş kullanmaya başladı. Yeniden doğmuş gibiydi. Ancak sekizinci ayda kliniğine ve ameliyatlara geri dönebildi. Şimdi…

Devamını Oku
POLİTİKA 

“‘GEZİ’ İLE ÖN YARGILARIMIZI YIKTIK, BİRBİRİMİZE DAHA ÇOK YAKINLAŞTIK”

“Mayıs özgürlük emek, haziran ‘Gezi’ demek/ yeşerip orman gibi kol kola girebilmek. // Yanıyor içten içe baştan ayağa yürek/ yanağında bir gülüş, umudu büyüterek. // Daha yeni başladı, bir çağı ateşledi/ yeni yetme ömrünü, ömrüme bağışladı. // En güzel çocuklar gidiyorsa zamansız/ yürekte bu fırtına, sürer amansız.” – Onur Akın şarkısı… Başlıktaki ifadeyi, Taksim Gezi Parkı direnişinin Adana Atatürk Parkı ayağındaki pasif direnişin temsilcileri kullanıyor. Onlar küçük bir grup. Ne bir siyasi parti ne bir sendika ne de bir sivil toplum örgütü üyesi. Onlar sadece siyaset üstü duruş sergileyen sivil…

Devamını Oku
POLİTİKA 

‘GÜNEŞ UFUKTAN ŞİMDİ DOĞAR’

Cumhuriyetimizin kurucusu ebedi başkomutanımız ve önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’a, “1919 yılı Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir: Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı’nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Saltanat ve hilafet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükümet aciz, haysiyetsiz ve korkak” diye başlar ve ‘Gençliğe Hitabe’ ile Nutuk’u bitirir. Sevr Anlaşması’nı imzalamış olan Osmanlı Devleti teslim olmuştu. Hanedan, “Vatanı, yabancı ülkelerden…

Devamını Oku
POLİTİKA 

ÇÜNKÜ BİLMEZ HARAM İLE HELALİ!

“Hakkımızı helal edelim mi, ne dersin?” diyorlar. Ne diyeyim? Hakkını helal etme ya da etmeme iradesinin dinsel bir yanı var. Dünyevi bir şey değil. Haliyle sonucunu bu dünyada alman, sonucu bu dünyada görmen mümkün değil. Öbür dünyayı bekleyeceksin! Mesela “Hakkınızı helal edin” dediler. “Helal olmasın” dediniz. Ne olacak? Bir şey olmayacak, bekleyeceğiz. Bakacağız, mahşer günü hesap sorulacak mı, sorulmayacak mı? Yok, ben o kadar bekleyemem diyorsan… Seçim var… Sandık var… Oy var… Demokrasi diyor adamlar bu sisteme. Helal olsun mu, olmasın mı, sandıkta karar veriyorsun. Fakat bizim demokrasi son yıllarda…

Devamını Oku
POLİTİKA 

CESARET VE ONUR: EBRULİ KADIN

“İçinde dürüstlük kıvılcımı olan bir insanın ölme ya da yaşama şansını hesaplamakla uğraşmaması gerekir.” – Sokrates Yüksek sesle ve kendimle konuşur gibi “Ölmeli, öldürülmeli!” dedim. Oğlum Ali yan koltukta uzanmıştı; o da kitap okuyordu. Şaşkınlıkla bakakaldı: “Hayırdır, baba. Bir insanın ölüm emrini vermek yakışıyor mu sana?” Okuduğum romanın kahramanlarından Halil, diğer arkadaşları gibi gözaltına alınmamıştı. Aslında kaçırılmıştı. Hukuk fakültesi öğrencisi, ikinci emperyalist paylaşım yıllarında TKP’yi arayan bir grup genç komünistten biriydi. Arkadaşlarını “veren” birisi durumuna düşmemeli, konuşmamalıydı. Zira daha romanın bitmesine çok vardı. Tıpkı romanın yazarının da yoldaşı olan Kıvılcımlı’nın,…

Devamını Oku
POLİTİKA 

PANDEMİ GÖLGESİNDE 1 MAYIS’A DOĞRU!

“1 Mayıs geliyor. İki dünya, bu büyük mücadelede karşı karşıya duruyor: sermaye dünyası ile emek dünyası, sömürü ve kölelik dünyası ile kardeşlik ve özgürlük dünyası. (…) 1 Mayıs’ın kutlanışı, davamıza binlerce yeni savaşçı kazandırsın ve bütün halkın özgürlüğü, sermayenin boyunduruğunda çalışan herkesin kurtuluşu için büyük mücadelemizde güçlerimiz artsın!” – V. I. Lenin (Nisan 1904) 1 Mayıs, işçi sınıfının birlik mücadele ve dayanışma günü. 1 Mayıs, işçinin ve emekçinin bayramı. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ‘1 Mayıs’lar işçilerin ve emekçilerin katılımıyla kutlanıyor. (Bu sene, Covid-19 pandemisi gölgesinde ‘kutlanacak’.) İlk kez…

Devamını Oku
POLİTİKA TOPLUM 

TARİHSEL GERÇEKLERİN IŞIĞINDA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

Ülkemiz 21’inci yüzyılın başında akıl almaz bir şekilde, 16’ncı yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu şartlarına dönmeyi hayal etmektedir, bir yandan da ülkeyi yasadışı olarak bu düzeni yaşar hale getirilmiştir. Kadını eve kapatma, erkek ve kız çocuklarına tecavüz ve küçük yaşta evlilikler, Osmanlı Dönemi’nde kölelik düzeninin yaşandığı yıllardaki acı verici yaşam istismarlarına çok benzemektedir. Bu tür durumlar, özellikle son yıllarda gittikçe artan bir sıklıkla karşılaşılır hale gelmektedir. Okullarda yıllardır okutulan Anadolu Selçuklu İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu ile ilgili tarih sadece savaşlardan ibaretti. Sadece kağanların, hakanların ve beyliklerin savaş hikâyeleri anlatılıyor; Osmanlı’da ise koca…

Devamını Oku