EDEBİYAT 

ACI TAŞLARINDAN UMUDU YAZMAK

“Birkaç kişi için sanat ya da birkaç kişi için özgürlük istemiyorum.” [1] “Sanat bir ayna değil, bir çekiçtir,” der Leon Trotsky, “yansıtmaz, şekillendirir.” [2] “Sanatçılar huzuru bozmak için buradalar” diye ekler, James Baldwin… Adil Okay ve Özcan Yaman, tam da bunun için buluşmuş… Huzuru bozmak, toplumsal gerçekliği yeniden şekillendirmek için ellerine çekiç almışlar… “Çekiç” mi dedim? Yok, hayır, birinin (Okay) elinde kalemi, berikinin (Yaman) elindeyse fotoğraf makinesi… Biri bir sayfaya yerleşmiş, beriki, karşısındakine… Birlikte ‘Sözlerin İzleri’ni [3] dökmüşler kâğıda. Ardışık ama kimin kimi izlediğini söylemesi zor… Kimi zaman bir imge…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

CAN BABA, CAN EVİ’NDE BİR AKŞAMÜSTÜ VE DİĞER ŞEYLER

Can Yücel’in anısına / 12 Ağustos 2023, Datça. O, “karaçalılar gibi yardan bitme”, “çarpık bacaklarıyla – ha düştü ha düşecek” bir çocuktu, babasını özleyen, hayatta en çok babasını seven. “Geldi mi de gidici – hep, hep acele işi! / Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi / Atlastan bakardım nereye gitti / Öyle öyle ezberledim gurbeti…” Köy Enstitüleri gibi çok ciddi bir mesele peşinde koşan bir baba… Hasan Ali Yücel. Dönemin Milli Eğitim Bakanı. Babasının yolunu gözleyerek, hastalık numaraları yapan o çocuk da Can Yücel. 1990 yılında bir ev alıp yerleşeceği,…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

‘SESLER, KOKULAR, RENKLER YANITLAR BİRBİRİNİ…’

“Bir tapınaktır doğa / (…) / Uzakta birbirine girmiş/ yankılar gibi/ Bir birlik içerisinde,/ kör karanlık ve derin,/ Geceler kadar geniş, aydınlık kadar engin/ Sesler, kokular, renkler yanıtlar birbirini…” – Charles BAUDELAIRE Üç yıl önce taşınacağımız evi gezerken salona girmeden önce koridorun solundaki küçük odayı gördüğümüzde burayı bir kütüphane yapma hayali içimde bir ışık gibi parlamıştı. Evi tutup boya ve tamir işlerine bakmaya geldiğimizde bir yorgunluk kahvesi içerken kitaplık ve kitaplardan önce odada gözümün önüne getirdiğim ilk eşya da eşime annesinden kalan ve onun genç bir kızken dokuduğu kilim olmuştu.…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

‘SU’, ‘TOPRAK’, ‘HAVA’ VE ‘ATEŞ’; KENTLER VE MİTLER

– Buket Uzuner’in Tabiat Dörtlemesi / Uyumsuz Defne Kaman’ın Maceraları – Bu yazıya konu olan Tabiat Dörtlemesi’nin ilk üç cildi ile ilgili çalışmam, 2019’da Ardahan Üniversitesinin düzenlediği Mitoloji Sempozyumu’nda bildiri olarak sunulmuş; sonradan makaleye dönüştürülerek Söylem Filoloji dergisinin 2019-Aralık sayısında yayımlanmıştı. Pandemide bu süreçlerin hikâyesini anlatan bir yazım da Son Baskı’da yayımlandı. Dörtlemenin son romanını 2023-Ocak’ın da TÜYAP Çukurova Kitap Fuarı’ndan alıp hemen okudum ve yazı için de ikinci kez okumaya, notlar almaya başladım. Ancak 6 Şubat’ta pek çok insanı etkileyen depremlerle birlikte benim de bütün çalışmalarım yarım kaldı. Şimdi…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

POSTMODERNİZM VE ‘BİR KIŞ GECESİ EĞER BİR YOLCU’

“Bağıntılar hep vardır, yeter ki insan onları bulmak istesin.” – Umberto ECO Modernizm akımının II. Dünya Savaşı’ndan sonra gün geçtikçe etkisini kaybetmesi, birçok sanat dalında olduğu gibi edebiyatta da mevcut anlayışların değişerek yerini yeni anlayışlara bırakmasına neden olmuştur. Modern dönemlerden kalma realist ve modern akımının ürünleri olan romanların ders verici, ciddi, olgun, çizgisel zaman akışına bağlı ve “mutlak doğrucu” roman anlayışı değişmiş; yerini kurmacanın altını çizen, metinlerarası ilişkileri belirginleştiren, aklın sınırlarını allak bullak eden, metinde zaman ve anlatımda geri dönüşleri merkeze alan, çoğulculuğu ve oyunu, üst kurmacayı romanın ana unsurları…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

AŞKA VE HAYATA DAİR TUTKULU DİZELER

“Şiirsiz toplum eksiktir. Şiirsiz insan yalnızdır.” [1] İzmir’in Şakran 2. No’lu T-Tipi Zindanı’nda yatan Hasan Şeker’in ‘İki Acı Esinti’ [2] adlı şiir kitabı; aşka ve hayata dair tutkulu dizeleriyle çıkageldi postadan… Orhan Veli Kanık’ın “Ağlasam sesimi duyar mısınız,/ mısralarımda;/ dokunabilir misiniz/ gözyaşlarıma, ellerinizle?” [3]; Nâzım Hikmet Ran’ın “Ne güzel şey hatırlamak seni:/ ölüm ve zafer haberleri içinden,/ hapiste/ ve yaşım kırkı geçmiş iken,” [4] dizelerini anımsatan duyarlılıkla kaleme alınmış bir lahzada keyifle ve sarsılarak okuduk… * * * “Onun için…” (s.7) ithafıyla başlayan yapıt, bir yanıyla ilan-ı aşk sanki: “Sevda…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

“YAZMAK”TAN ANLADIĞIM

“Bir ülkede yoksulluk varsa onu yazmayan yazar, yazar değil; insan bile olamaz.” [1] “Yazmak” konusunda altını çizeceğim ilk şey, onun cüretkâr bir yüreklilik olduğudur. O da ne için mi? “Yüreklilik, tehditlere ve acılara tepki göstermenin yollarından biridir” [2] de onun için… Çok dedim, bir kez daha tekrarlayayım: Yazmak, yaratıcı bir eylemdir; bu özelliğiyle de toplumsallaşabilen/dönüşebilen hakikatin kendisidir. O bir yaşama biçimi, bir ahlaktır; sınır tanımayan özlemin taşkınlığıdır; Miguel de Cervantes’in Don Kişot’u gibi. Miguel de Cervantes’in “Kalem aklın dilidir” uyarısındaki üzere yazmak, bir eylem, serüven olmanın yanında yaşama mündemiç itirazdır,…

Devamını Oku
EDEBİYAT 

GÜZİN ÖZTÜRK’ÜN KALEMİNDEN BİR GÖÇ HİKÂYESİ / ‘KUŞ OLSAM EVİME UÇSAM’

“ … siz şimdi benim hangi tür / hüzünlere ne ad verdiğimi / nereden bileceksiniz? / tedirgin ve kömür / olmuş sesler duyarsınız ama / bu bir şeyi anlatmaz ki!” – Hilmi Yavuz, ‘Mühür’ Bahar geliyor, cancağızım, dalların uç yaprakları tomurcuklandı. Kentin sokaklarında bahar dalları sarkıyor başımızın üstüne. Havada bir tazelenme kokusu… Bu mevsim, bizim için, “portakal çiçeği ilkyaz”dı hani, sevdiğim… Bahar geliyor… Aylar aylar önceydi. Deprem olmamıştı, bunca hayat bölgemizde parçalanmamıştı daha, bir dizi okuma içindeydik göç edebiyatı üzerine. Yazın çocuk edebiyatı üzerine okurken karşıma çıkan kitaplar yönlendirmişti biraz…

Devamını Oku
EDEBİYAT HABER 

BİRÇOK ÜLKEDE FARKLI DİLLERDE OKURLA BULUŞMAYA HAZIRLANIYOR

Edebiyat ve sanat dünyasının usta ismi Zülfü Livaneli’nin, tarihin en tartışmalı dönemlerinden birinin hükümdarı olan II. Abdülhamid’i insani bir bakışla ele aldığı romanı ‘Kaplanın Sırtında’, çok satanlar listesindeki yerini korurken Amerika, İspanya, Kore, Yunanistan ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkede, farklı dillerde raflarda yerini almaya hazırlanıyor. Kitapları 41 ülkede yayımlanan Zülfü Livaneli’nin, çok katmanlı bir kurguyla kaleme aldığı romanı ‘Kaplanın Sırtında’, kişisel bir yaşamın betimlemesine dayanıyor. Kahramanların iç dünyasının derinliklerindeki olası gerilimler ve çatışmalar betimlenirken dünyaya bakış, ahlaki değerler ve etkileri sorgulanıyor. OTUZ ÜÇ YIL SÜREN BİR SALTANAT, ARDINDAN…

Devamını Oku
EDEBİYAT YAŞAM 

KİTAPLARA DÖNÜŞEN AĞAÇLAR

Yirmili yaşlarda iki genç kız konuşuyor. Konu: “Iphone”. Nereden, nasıl, hangi şartlarda kredi alıp Iphone alabileceklerini konuşuyorlar. Masanın sağ tarafında oturan diyor ki, “A e-ticaret sitesi alışveriş kredisi veriyor, oradan alalım”… Diğeri, “X banka öğrencilere kredi veriyormuş, oraya başvuralım”… Tüketim deviniyor, tüketim devingen. Oyunun adı “Tüketim İyidir”. Sahnenin dört bir tarafına oyuncular dağılmış. Başroldekilerin ellerinde bu oyuncular, sanki kuklaları. Bir fenomen bir rimel öneriyor, bir diğeri bir gözlük, bir başkası bir etek. Rimel, gözlük ve etek peşinde koşan insanlar… Başka biri geliyor, “Bu kadar tükettiniz, artık biraz da geri kazanma…

Devamını Oku