Ayrıca Almanya’nın aldığı 800 milyon Mark değerindeki borç, planın ilk yılında savaş tazminatı için herhangi bir ödeme yapmama hakkı ve alınan borcun dış dünyanın Alman ekonomisine olan güvenini arttırması olumlu etkiler yarattı. Dış dünyadan Almanya’ya direk satınalma veya kredi verme yoluyla maddi kaynaklar girmeye başladı. Bunun bir sonucu olarak ekonominin kendine güveni arttı ve ekonomide yeniden bir iyileşme gözlenmeye başlandı. Doğal olarak ithalatta, sanayi üretiminde artış, işsizlikte düşüş meydana geldi. Dış kredilerin etkisiyle, her ne kadar diğer ülkelere göre hala yüksek olsa da, faiz oranları düştü ve uzun vadeli faizler verilmeye başlandı. Fakat bu sefer de yüksek miktarda borç alınması ilerisi için bir tehdit oluşturmaya başladı. 1924 yılı boyunca alınan toplam dış borç 1.2 milyar Mark değerindeyken, 1925 yılının sadece ilk çeyreğinde bu rakam ikiye katlandı. [5]

                 1925 yılından sonra  enflasyon dolayısıyla ortaya çıkmış olan ve bir şekilde gücünü enflasyondan alan şirketler ve kişiler yıkılmaya başladılar. Üretim azaldı , işsizlik arttı. Kredi bulamayan firmalar üretimi düşürmeye, ağırlıklı olarak ithalat yoluyla sağladıkları ham maddeleri almamaya başladılar.1926 yılının ilk aylarında ekonomideki bu düşüş doruğa çıktı. Tam da bu zamanda, özellikle Amerika’dan gelen dış kredi ekonomiyi tekrardan rahatlattı.1929’da hiç beklenmedik bir olay meydana geldi. Kara Perşembe!!!  New York borsası çöktü!!! 1929 krizi anında Almanya’ya sıçradı. Daha önce de belirtildiği gibi Almanya dış kredilere bağımlıydı. 1929 krizi doğal olarak dış kredi almayı zorlaştırıyordu çünkü her şeyden önce Amerika ekonomik bir kriz yaşıyordu.

 1930 yılında genel düşüş hızlandı. Savaş tazminatlarını görüşmek için Paris’de toplanan komitenin bir anlaşmaya varamaması, iş dünyasına ve ekonomiye belirsizlik getirdi. Bu dönemde, üretimde dünya çapında bir düşüş yaşanıyordu. 1930 ve 1931 yıllarında işsizlik tekrar yükselmeye ve üretim yine düşmeye başladı. Bu dönemde, sanayileşmiş bütün devletler bir ekonomik kriz yaşıyorlardı .

            Ekonomik depresyon durumu, 1932 yılının ortalarında doruk noktasına ulaştı. Bu noktadan sonra ekonomik durum yavaş yavaş iyileşme belirtileri göstermeye başladı. İş dünyasında ekonomiye güven tekrar artmaya başladı. Bu da stokları dibe vurmuş olan üreticilerin, üretime tekrar başlamasına sebep oldu. 16 Haziran 1932 tarihinde Lozan’da alınan bir kararla savaş tazminatlarının ödemesinin durdurulması ve de hükümetin üretimi arttırıp işsizliği azaltmak konusunda gösterdiği çabaların meyvesini vermesiyle ekonomide iyileşme başladı. Ancak bir önceki dönemde yaşanan depresyondan dolayı hala bir belirsizlik ve korku hakim olduğu için büyüme yavaş ve belirsiz bir şekilde seyretti[6]

Enflasyon ve kriz ardından HİTLER

            1932’de parlamentodaki koltuk sayılarına bakarsak en fazla koltuğun nazilerde olduğu görülmekteydi. Adolf Hitler , iktidara gelene kadar hep parlamentodaki koltuk sayısını yükseltiyordu. 1933’te Cumhurbaşkanı Paul von Hinderburg ikna edilerek gönderildi ve ardından Adolf Hitler seçimlerde verilen oyların %44 ile Almanya başbakanı oldu. Hitler'in şansölye olmasıyla tüm dünyanın gözü Almanya'ya çevrildi.

            Hitler , halkını psikolojik yönden etkilemeye başladı. İlk önce Alman halkının gururunu ayaklar altına alan Versailles Antlaşmasını iptal ettirerek başladı.Almanya servetini Almanya içerisinde tutabilmek için girişimlere başladı. İşsizlik sorununu hemen hemen 1933’te çözmeyi başardı. Fakat bunu incelersek aslında kadınların dolaylı yönden iş gücünden çıkarılması ve Yahudilerin Alman vatandaşlığından çıkarılması sonucu işsizlik istatistiklerinin aşağıya indiğini görürüz.

Almanya’da işsizlik (milyon kişi)

Ocak 1933

6

Ocak 1934

3.3

Ocak 1935

2.9

Ocak 1936

2.5

Ocak 1937

1.8

Ocak 1938

1

Ocak 1939

0,302

Kaynak : http://www.historylearningsite.co.uk/nazis_and thegerman_economy.htm

İşçi ücretlerinde keskin bir düşüş oldu. Zarar eden fabrikalar kapatılmadı. İşçiler ses çıkaramıyorlardı. Korkmaktaydılar çünkü başkaldıranların sonu hep aynı yer oluyordu. Toplama kampları... Daha da ileri gidildi işçi sendikaları Hitler tarafından kapatıldı. Bu sefer işçiler başka bir cephede birleşmeye başladılar bu cephe de İşçiler Çalışma Cephesi oldu . Gençliğe yılda altı ay sıkı bir çalışma mecburiyeti geldi. Bir tarafta açlıktan ölüm bir tarafta da düşük ücretlerle çalışma karşısında Alman halkı düşük ücretlerle çalışmayı seçti çünkü başka makul bir sebep yoktu.

            1936’da bir şey daha yapıldı. Versailles Anlaşması ile silahsızlandırılan Rhineland ‘a asker yığıldı. Avusturya’yı Almanya’ya kattılar Çekoslavakya’yı parçaladılar Hitler bir çok cephede savaşmaktaydı. 1939 Polonya’nın işgali ile Avrupa devletleri müdaheleye başladılar. 1939’da İkinci Dünya Savaşı başladı. Savaş her ne kadar Hitler’in yayılmacı politikasından başlasa da pek çok ülke petrol ve diğer bol kaynakları olan yerler için savaştı.1941’de Amerika’nın savaşa girmesiyle birlikte işler iyicene bulandı. 1944’te çok büyük olayların ardından artık Almanya yavaş yavaş çözülmeye ve başkaldırıya geçti.

            1945’te Hitler’in sonu geldi. İntihar!! Müttefikler Almanya’nın çoğunu Polonya ve Sovyet Rusya’ya verdiler. Geri kalan Alman toprakları İngiliz , Fransız  , Sovyet ve Amerikan olmak üzere dört bölgeye bölündü. Sovyet bölgesinde Alman Komünistlerinin oluşturduğu rejime Doğu Almanya dendi. Amerikan , İngiliz ve Fransızların bölgeleri birleşti , Demokratik Alman Cumhuriyeti de böylece kurulmuş oldu.

Sonuç

            Enflasyon ve insanların açlıkla karşı karşıya gelişi ve onun getirdiği büyük kaos Alman Enflasyonunda açıkça görülmektedir.Ortaya çıkardığı güç olan Adolf Hitler Alman ekonomisini düzeltmek için diktatörlüğünü ve baskı , korkutma ve sindirme mekanizmalarını çok iyi kullandığı için işini kolaylaştırmıştır. Fakat sonucu yıllardır unutulmayan büyük terör manzaralarına eşlik etmiştir.    

            Belki üretim artışı bu dönemde yaşanmış olabilir fakat yaşam standartı ve ortalama maaşlarda pek bir değişiklik olmamıştır.       Görüldüğü üzere ekonomik çöküntü ardı ardına eğer kontrol edilemez ve düzeltemezse önemli olaylara ceyeran etmektedir. Avrupa bu açıdan büyük savaşlar vermiştir.          Avrupa bugün tarihteki olaylardan ders almamış ,  gerekli önlemlerini geliştirmemiş olsaydı büyük zorluklarla karşılaşması muhtemel olacaktı.

 KAYNAKÇA

 - Widding , Bernd  ‘’ Culture and Inflation in Germany ‘’, Unversity of California Press 2001

 - ‘’Tarih Tekerrür ve Ekonomik Krizler’’

Aysu G; ‘’Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan krizler :Hiperenflasyon ve İşsizlik’’ 2003 B.U. Yayınları

-Çevirimiçi http://www.historylearningsite.co.uk/nazis_andthegerman_economy.htm


[1] Widding , Bernd  ‘’ Culture and Inflation in Germany ‘’, Unversity of California Press 2001

[2] ‘’Tarih Tekerrür ve Ekonomik Krizler’’

[3] Aysu G; ‘’Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan krizler :Hiperenflasyon ve işsizlik’’ 2003 B.U. Yayınları

[4] http://www.historylearningsite.co.uk/nazis_and thegerman_economy.htm

[5] Aysu G; ‘’Almanya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşanan krizler :Hiperenflasyon ve İşsizlik’’ 2003 B.U. Yayınları

 [6] a.g.e.