Arsiv: 'Hilal UludaÄŸ' Kategorisi

Eylül 5, 2010

Hilal UludaÄŸ: Sonsuz Bir AÅŸk

Günlerimiz perişan, gecelerimiz darda Aylar sabırsız, dolmuyor haftalar Boşuna mı sevdamız isyanlarda

AÄŸustos 29, 2010

Hilal Uludağ: Hüzünlü Bir Ay Işığı

Hüzünlü bir ay ışığı penceremde Bir kâbus gibi kapaklanmış üzerime gece Yıldızlar üzgün gökyüzünün bu zalimliğine Sen yoksun bu akşam gönül evimde

AÄŸustos 24, 2010

Hilal UludaÄŸ: Unutma, “Senin Adın AÅŸk”!

Bugünlerde hafızam o kadar kuvvetli değil Sabah yediğimi akşam unutabilirim Hatta seni sevdiğimi de Aklım başımda olmayabilir bugünlerde

AÄŸustos 18, 2010

Hilal Uludağ: Bir Marmara Sabahı

Ölüm kokuyor Marmara İzmit, Gölcük, Adapazarı, Bursa. HiroÅŸima’dan beter diyor Amerika.

AÄŸustos 15, 2010

Hilal Uludağ: Yaşamın Türevinden mi Başlamalı Yaşamaya Acaba?

Yorgun bir uykudan sonra uyandığında, hemen soluğu balkonda aldı. Saat akşamın sekizi olmasına rağmen hala gökyüzü kararmamıştı. Caddeler sokak lambasının ışığıyla aydınlanıyordu. Mağazalar göz alıcı beyaz parlak florasan lambalarıyla. Gökyüzünün yarısı beyaz, yarısı griydi.

AÄŸustos 14, 2010

Hilal Uludağ: Sebepsiz Bir Ağrısın Sen

Baş ağrılarımın sebebi sensin Son günlerde Diş ağrılarımın da Sebepsiz yere ağlamaların Ve gülmelerin de

AÄŸustos 13, 2010

Hilal Uludağ: Aşk Anlamadı Beni Anne-5

Yine bir rüzgâr esti, dört bir yana savurdu küllerimi. Yeniden doğmak artık mümkün değil, bu kaçıncı şehidi yüreğimin? Anne aşk anlamıyor beni. Işığı söndü gözlerimin, unuttum mutluluğun Türkçesini, yoksul kaldı yine düşlerim.

Temmuz 26, 2010

Hilal UludaÄŸ: AÅŸk ve Sevgi Cehennemi

Parçalanacak yeri kalmadı kalbimin Kirpiklerim kapatmıyor artık elemimi Seni görmeyeli yaşım da bir hayli ilerledi İnadına her gün bir tel saçım daha beyazlıyor

Temmuz 23, 2010

Hilal Uludağ: Yoksul Kaldı Düşlerim

Yavaş yavaş öldürdü ruhumu bu dizeler Önce kalbim yenildi, ardından düşünceler Yıldızlar kaydı gözlerimden birer birer Ve beni beynimden vuran o kelimeler

Temmuz 21, 2010

Hilal Uludağ: Ay Gibi Yarım Kalmayacak Geceler

Bir daha gözyaşlarım akmayacak böyle şiirlere Böyle hüzünlü bir şarkı dolaşmayacak dillerde Efkârlanmayacak bir daha bu gökyüzü Yalnızlığım küsmeyecek artık bana

Temmuz 4, 2010

Hilal UludaÄŸ: Bratislava’daki Ürkek Bakışlı Kız

Ürkek bakışların çekim kuvveti saniyeler hatta saliselerle ölçülebilecek derecede iken meydana getirdiği şiddet hiçbir depremde görülemezdi. 944 numaralı otobüs hareket ettiğinde o bakışlar da çekip gitmişti bir daha dönmemek üzere. Ve bir daha dünyanın hiçbir yerinde izine dahi rastlanmayacaktı bu ateşli bakışların.

Temmuz 3, 2010

Hilal Uludağ: Aşk-ı Memnu Meclisi

AÅŸk-ı Memnu sonunda meclis tutanaklarına da geçti. Hiç ÅŸaşırmadım desem yalan olur. Ne zamandır bekliyordum bu heyecanı. Gözleri televizyondan ayrılmayan milletvekillerimiz oylamanın elektronik sistemle yapılmasını istiyorlar, ne olup bittiÄŸini anlayamayan TBMM BaÅŸkanvekili Güldal Mumcu’ya CHP’li milletvekilleri “Sayın Mumcu, vekillerimiz AÅŸk-ı Memnu’yu izliyorlar, bakın ÅŸimdi gelecekler ve oyunu kullanıp sonra koÅŸa koÅŸa gidip diziye bakacaklar” dediÄŸinde [...]

Temmuz 1, 2010

Hilal Uludağ: Yalnızlık ve Hüzün

İşte yine hüzünlü bir akşamüstü Güneş çekip gitti, ay gülümsüyor hafiften Hep birden yandı yine sokaktaki lambalar Karanlığa direniyor yeryüzü hep bu saatlerde Çatıdan çatıya hür bir telaş içindeler kuşlar

Haziran 29, 2010

Hilal Uludağ: Varla Yok Arası Bir Aşk

Çok eskidendi, binlerce asır öncesiydi sanki Kızıla boyanmamıştı daha içimdeki nehirler Acılar bir gece gibi çökmüyordu üzerime Akreple yelkovan gibiydik yaşamla