Mart 11, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Başar Şeker | 0 Yorum
Mart Kapısından Girdik İçeri
Şubat ayı da bitti ve biz 2010′un üçüncü ayına girdik…
Giderek kızışan bir siyasi atmosferi soluyoruz ülke olarak…
İnsanların kafası karışık, ekonomi desen aynı şekilde…
Yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk… Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 11, 2010
Ekleyen: sonbaski in Burcu Özbilgin, Mart 2010 | 0 Yorum
Kimsesiz olmak nasıl bir şeydir; Hiç kimseli olmaktır. Issızlıktır…
Koca okyanus ortasında; Maldiv olmaktır, İbiza olmaktır.
Dışın cıvıl cıvıl ancak için ıssızdır.
Ne limanın, ne sığınağın vardır.”Amerika’da kasırga çıkar.
Herkes depolara, küvetlere sığınır” Issızlık; koca banyonda küvetinin olmamasıdır işte.
Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 10, 2010
Ekleyen: sonbaski in Meral Yağcıoglu, Mart 2010 | 0 Yorum
Güldünya; Töre cinayetine kurban gitmiş ne ilk kadın ne de son kadındı. 2004 yılında bebeğini dünyaya getirirken hastane odasında teslim etti kardeşlerine körpe canını, adı namustu bu teslimiyetin, ölmüştü insanlık bir kere Güldünya ölse ne çıkardı.Nasılsa analar doğurup yetiştiriyordu Ayşeleri, Fatmaları.
Bilemediler sevgi en büyük değer gönlünü kaptırdıysa birisine Allah’ın emriyle vermeli büyüten emek verip yetiştiren aile. Teliyle duvağıyla ayrılmalı ana ocağından bir genç kız.
Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Başar Şeker | 1 Yorum
Sabah kapalı olan gökyüzü, öğleye doğru yağmura teslim oluyor…
Her bir yağmur damlası gözyaşı misali dökülüyor tabiatın yanaklarından…
Damla damla olmuşlukla rüzgarın haşin esişi birarada bugün, öğle üzeri saatlerde… Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Hilal Uludağ | 0 Yorum
Galeria KBB merkezinden KBB uzmanı Dr Şeref beyin inanılmaz bir ilgi ve nezaketliyle muayene edilip uğurlandıktan sonra merkezin nehre bakan camlı kapısından çıkarken birden haykırışların duydum martıların. Suyun akşına bırakmışlardı kendilerini, çığlık çığlığaydı martılar. Gri bir cumartesi çökmüştü Seyhan nehrinin üzerine. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, İbrahim Ortaş | 0 Yorum
20 Şubat 2010 tarihinde ULAKBİM de yapılan toplantıda Türkiye’nin Bilimsel Yayın politikası konusu bir günlük bir çalıştay ile masaya yatırıldı. Çalıştaya ULAKBİM bünyesindeki dört veritabanı grubunun üyeleri katıldılar. Yaşam Bilimleri Veritabanı gurubu üyesi olarak ben de toplantıya katıldım. TÜBİTAK başkanının danışmanı sıfatı ile Prof. Dr. İsmail Hakkı Demirel Türkiye’nin bilim politikası var mı? başlıklı sunusu ile Dünyada son yıllarda hangi bilimsel alanlarda daha çok bilimsel araştırma ve yayın yapıldığını karşılaştırmalı olarak sundular. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mehmet Halil Arık, Mart 2010 | 0 Yorum
İnsanı insan yapan ve özellikle diğer canlılardan ayıran pekçok hasletin yanında üç önemli haslet vardır ki, söz etmeden geçmek olmaz. Akıl, izan ve de vicdan!. Akıl, usdur, şuurdur. Düşünceyi kurar, kurgular, analizini ve sentezini yapar. İzan, anlayıştır, ferasettir, aklın ortaya koyduğu şuurun zeka ile bağlantısını sağlayan unsurdur. İnsani bir değer olan hoşgörü kavramı da bu bağlantının içinde değerlendirilir… Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Başar Şeker | 0 Yorum
Güneşli bir pazar, mart kapısından girişinin mutluluğu içinde gülümsüyor bizlere…
Bu sefer bir huzurevinde yaşlı teyzeler ve amcalarla beraberiz…
Huzurevi binasının içine girdiğimizde sessiz bir ortam karşılıyor bizleri… Yılların yorgunluğunu ve bitkinliğini simgeliyor sanki sessizlik…
Yaşlı insanların yüzlerindeki gülümseyiş öylesine sıcak ki, bir pazar öğleden sonrasını terletiyor adeta… Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Özgür Karakaya | 0 Yorum
Pop sözcüğü popüler kelimesinden gelir. Saklandığı yerden ortaya çıkıp şöyle bir uğramaya benzer.
Günümüzde eğlence sektörünün en gözde araçlarından birisi de pop müziktir. Pop müzik için aşk, sevgi, nefret, dostluk gibi konular birer tüketim malzemesidir.
Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Birol Ertan | 0 Yorum
Bu haftan başlayarak Kıbrıs Türk siyasetinde sıcak günler ve haftalar başlıyor. KKTC’de halkın ve özellikle seçmenin yüzünü unutan vefasız siyasetçiler, yavaş yavaş kapılarımızı çalmaya başlayacaklar.
Bugünden itibaren siyasette kaynama noktalarını da göreceğiz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde son dönemece giriliyor. Adaylar ortaya çıkacak, ittifakların renkleri belli olacak ve suskunlar konuşacak. Herşeyden önce, Cumhurbaşkanlığı seçiminde iki rakip olmasını beklediğimiz Mehmet Ali Talat ve Derviş Eroğlu ikilisinden Talat’ın da adaylığını açıklamasıyla yarış start verecek. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Murat Tas | 0 Yorum
Güneş batacak yine ve gökyüzü renk değiştirip karanlıklara bürünecek. Bulutlar ise yerini yıldızlara bırakıp başka diyarlara gidecek. Bu durumda rutin bir gün daha son bulmuş olacak.
İki farklı dünya yaşıyoruz geçen her günde. Kimimiz farkında, kimimiz… Gece ve gündüz birbirine zıt iki kardeş gibi.
Gece ve gündüz birbirini hiç sevmezlermiş ve sürekli bir kavga içindelermiş.
Gündüz güneşle dost iken, gece düşman imiş. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Başar Şeker | 0 Yorum
Ne zaman “okumak” yetişse imdadıma; ne zaman bir kitabın sayfaları, evrenine konuk etse beni… Hep o köşe yazısının sözcükleri gelir aklıma:
“Bazen şiirlerle avunurum; öykülerle, romanlarla… Okumayan insan yaşıyor sayılır mı? Sözsüz bir aşk türküsü yüzyılın uğultusu gibidir…”
Sonra kalırım öylece… Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Birol Ertan | 0 Yorum
Gazetemizde dün yayımlanan bir haber üzerine yazmak istiyorum. Aynı haberi, başta Kıbrıs gazetesi olmak üzere diğer gazetelerimizin çoğunda da okudum. Haber şöyle :“Türk Kızılay’ı, sel ve su baskınlarından zarar gören Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gıda maddesi, battaniye ve giyim eşyasından oluşan 2 TIR dolusu yardım malzemesi gönderiyor. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Utku Ozbay | 1 Yorum
Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”ı Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biridir. Gerçek anlamda “postmodernist” kabul edilen ve yazarın ilk romanı olan “Tutunamayanlar” hakkındaki bu araştırma; yazarı, eserleri ve postmodernizmi anlama çabasını ortaya koymaktır. Atay, edebiyatımızda başarılı anlamda ilk postmodernist roman olan “Tutunamayanlar”la Türk edebiyatına salt bir “kült eser” kazandırmakla kalmamış aynı zamanda Türk romanına yeni bir bakış açısı, yeni bir tad, yeni bir tarz kazandırmıştır. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Mart 8, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mart 2010, Murat Tas | 0 Yorum
Karlı bir güne uyanmıştım 11 Şubat sabahı ve Sarajevo’ya doğru yola çıkmak üzere 25 Erasmus öğrencisi kalmış olduğumuz yurdun girişinde buluşmuştuk. Saatler 13.50’yi gösterdiğinde trenimize binmiş, yola koyulmuştuk bile. Kısa bir süre sonra Macaristan sınırına varmıştık ve tren hız kesip yavaşlamıştı. Görevli memurlar kontrole başlamış ve teker teker herkesin pasaportunu kontrol ediyorlardı. Avrupa vatandaşı olanların pasaportuna bakıp geçmeleri yeterliyken bizim pasaportlarımızı ayrı bir kontrolden geçiriyorlardı. Bu durum ise bir Türk olarak beni içten yaralamıştı, çünkü ortada büyük bir eşitsizlik bulunmaktaydı. Bu duruma katlanmak zorunda olmak ise üzüntü veren başka bir konuydu.
Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Şubat 24, 2010
Ekleyen: sonbaski in Subat 2010, Hilal Uludağ | 0 Yorum
Dört yanı kiremit rengi ve şeffaf brandalarla çevrili Balcalı Köy Evinin üst balkonundayım. Baş başayım güneşle. Az önce Balcalı hastanesinde yaşadığım karamsar tablodan dolayı güneşe çok ihtiyacım var. Rüzgâr, yarı beline kadar fermuarı açılmış brandalarla tahta tırabzanları dövdükçe beynimdeki tüm sıkıntıları silkeleyip atmak yerine arttırıyor sanki. Bu çırpınışlar dalgaların kıyıya vuruşu gibi. Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Şubat 24, 2010
Ekleyen: sonbaski in Subat 2010, Başar Şeker | 1 Yorum
Bir “Elveda!” Şarkısı
Derin bir sessizliğin içindeyim kaç zamandır…
O sessizlikte kendimi dinlemekteyim…
Her seferinde; birkaç yılın biriktirdiği, birkaç yıldan beri kendime söyleyemediğim birçok “ses”, “Beni de duy! Beni de duy!” diye diretmekte… Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme
Şubat 24, 2010
Ekleyen: sonbaski in Mehmet Kanatlı, Subat 2010 | 1 Yorum
Bu satırları yazmadan önce gündüz vakti olmasına rağmen nedenini bilmediğim(ya da aklımın aydınlatamadığı)bir sebepten dolayı evimin odasında perdeleri kapatarak günün aydınlığına kanmayıp karanlık masamın başına geçtim.Bu alışılmış özsel yargılamam için oluşturduğum ortamdan farklı bir şeydi.Sanırım bu kez- bir yanımın toplumsal bir varlık olmasından dolayı- dış dünyamda gelişen olaylar beni BEN,dünyam ve ülkem üçgeninde bir nokta olarak nerede konumlandığımı değerlendirmeye zorladı.Sizlere odamdan,dünyamı ve ülkemi nasıl gördüğümü kendime sadece üç soru sorarak ve bunları kısaca cevaplayarak anlatmak istedim.
Devamini Okuyunuz »
e-postayla gonder |
Geri izleme | Yorum izleme