Yazar: Özgür Biyan

: ozgurbiyan@hotmail.com

 

 

İşverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, ücretlerle ilişkilendirilmeksizin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebilmektedir. Burada dikkat edilecek husus, net ticari kazancın tespitinde indirilebilecek katkı payı tutarının belirlenmesinde, gerek işverenler gerekse bunların istihdam etmekte olduğu işçiler için bireysel emeklilik sistemine ödenen ve vergi matrahlarının tespitinde dikkate alınabilecek katkı payları toplamlarının ücretliler için belirlenmiş oranı (aylık ücretlerde aylık brüt ücretin % 10’u) ve haddi (katkı paylarının yıllık toplamında asgari ücretin yıllık brüt tutarı) aşmaması gerektiğidir.

İşverenlerin, istihdam ettikleri ücretliler adına ödedikleri katkı paylarının ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alan bu düzenleme, sadece bireysel emeklilik katkı payları için öngörülmüş, ücretlilerin kendilerine, eşlerine ve küçük çocuklarına ait özel şahıs sigorta primleri ile emekli ve yardım sandıklarına ödenen aidat ve primler için öngörülmemiştir. Ancak, işverenlerin istihdam ettikleri işçileri veya ailelerinin (eşleri ve küçük çocuklarının) şahıs sigortası poliçeleri için prim ödemeleri halinde, söz konusu prim ödemelerinin “ücret” olarak vergilendirildikten sonra gider yazabileceklerdir.

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenlemede ticari kazanç sahiplerine böyle bir imkanın tanınmış olması, sistemin vergi yoluyla teşvik edilmesine yöneliktir. Bireysel emeklilik uygulamasıyla ilgili olarak, işverenlerin istihdam ettikleri personel adına ödeyecekleri katkı paylarının ticari kazancın tespitinde gider olarak yazılabilmesini öngören bu düzenleme, serbest meslek erbabı ve zirai kazanç sahipleri için öngörülmemiş olması bir eksiklik olarak görülmektedir.

- Katılımcıya Yapılan Ödemelerin Bir Bölümü Gelir Vergisinden İstisna Edilmiştir

Bireysel emeklilik sisteminden katılımcıya ödenecek gelirlerin bir kısmı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 22. maddesinde yapılan düzenleme ile gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu düzenlemeyle;

- “Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin % 25’i,

- Türkiye’de kain ve merkezi Türkiye’de bulunan diğer sigorta şirketlerinden on yıl süreyle prim ödeyenler ile vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin %10’u,

- Tek primli yıllık gelir sigortalarından yapılan ödemelerin tamamı,

gelir vergisinden müstesnadır.

İstisna edilen tutar üzerinden 94. maddenin 1. fıkrasının (15) numaralı bendine göre tevkifat yapılmaz.” şeklinde hükme bağlanmıştır.

Düzenlemeden anlaşılacağı üzere, bu sistemde emekliliğe hak kazananlar veya vefat, maluliyet tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanların birikimlerinin %25’i gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Katılımcılardan toplanan katkı payı ve primlerinin nemalandırılmak suretiyle hak sahiplerine iade edilmesi esasına dayalı bireysel emeklilik sistemi ve benzeri nitelikteki birikimli şahıs sigorta kapsamında elde edilen gelirler, Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesine göre menkul sermaye iradı sayılmıştır.

Bireysel emeklilik ile diğer sigorta şirketlerince;

1- On yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlar yapılan ödemelerden % 15,

2- On yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer şahıs sigortalarından on yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerden % 10,

3- Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerden % 5,

oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortalarından elde edilen ve menkul sermaye iradı olarak tanımlanmış gelirler tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir. Dolayısıyla yapılan stopaj nihai vergileme olacaktır.

Sistemdeki Eksiklikler Gözden Geçirilmeli

Bireysel emeklilik sistemi, şartları önceden belirlenmiş bir sözleşme çerçevesinde, katılımcıların ve işverenlerin düzenli olarak yaptıkları katkıların katılımcı adına açılan bir hesapta toplanması yoluyla bireylerin emekliliğe yönelik tasarruflarını yatırıma yönlendirme ile emeklilik döneminde ek bir gelir sağlayarak emeklilerin refah düzeylerini yükseltme, ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlayarak istihdamın artırılması ve ekonomik kalkınmanın sağlanmasında faydalı olabilecektir.

Bireysel emeklilik sisteminin gelişmesi ve kendisinden beklenen faydaları sağlayabilmesi için, vergi kanunlarında yapılan düzenlemeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları açısından yapılan düzenlemeler son derece tatminkar olduğu görülmektedir. Ancak, katılımcılar açısından yapılan düzenlemelerin teşvik edici olmaktan uzak olduğu söylenebilir. Özellikle katılımcılar açısından vergisel düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesini gerekli yerinde olacaktır.

Bireysel emeklilik sistemi, hem bireysel hem de toplumsal açıdan uzun vadeli bir yatırım olarak görülmektedir. Bu nedenle, sistemde güven ortamının sağlanmasına yönelik kapsamlı çalışmalara ağırlık verilmelidir. Bireysel emeklilik sisteminden önce var olan sigorta şirketlerince sigorta ürünlerinin tanıtımının doğru bir şekilde yapılmaması ve şirketlerin müşterilerine gereken önemi verememeleri, çok düşük rakamlarla emekli etmeleri ülkemizde sigorta sektörünün gelişmesine engel olarak görülmektedir. Buna ilave olarak yakın geçmişte yaşanan banker olayları, özel bankaların içinin boşaltılması ve neticede devlet tarafından el konulması bireyleri genel olarak sisteme güven konusunda olumsuz yönde etkilemiştir. Ülkemizde bireysel emeklilik sistemine katılım gönüllü olduğu için, güven ortamının ciddi şekilde sağlanmış olması ve yeteri kadar tanıtımın inandırıcılığı sistemin başarılı olması için çok önemlidir.

 
Aralık 2006