İşverenler tarafından
ücretliler adına
bireysel emeklilik
sistemine ödenen katkı
payları, ücretlerle
ilişkilendirilmeksizin
ticari kazancın
tespitinde gider olarak
indirilebilmektedir.
Burada dikkat edilecek
husus, net ticari
kazancın tespitinde
indirilebilecek katkı
payı tutarının
belirlenmesinde, gerek
işverenler gerekse
bunların istihdam
etmekte olduğu işçiler
için bireysel emeklilik
sistemine ödenen ve
vergi matrahlarının
tespitinde dikkate
alınabilecek katkı
payları toplamlarının
ücretliler için
belirlenmiş oranı (aylık
ücretlerde aylık brüt
ücretin % 10’u) ve haddi
(katkı paylarının yıllık
toplamında asgari
ücretin yıllık brüt
tutarı) aşmaması
gerektiğidir.
İşverenlerin,
istihdam ettikleri
ücretliler adına
ödedikleri katkı
paylarının ticari
kazancın tespitinde
gider olarak dikkate
alan bu düzenleme,
sadece bireysel
emeklilik katkı payları
için öngörülmüş,
ücretlilerin
kendilerine, eşlerine ve
küçük çocuklarına ait
özel şahıs sigorta
primleri ile emekli ve
yardım sandıklarına
ödenen aidat ve primler
için öngörülmemiştir.
Ancak, işverenlerin
istihdam ettikleri
işçileri veya
ailelerinin (eşleri ve
küçük çocuklarının)
şahıs sigortası
poliçeleri için prim
ödemeleri halinde, söz
konusu prim ödemelerinin
“ücret” olarak
vergilendirildikten
sonra gider
yazabileceklerdir.
Gelir Vergisi Kanunu’nda
yapılan düzenlemede
ticari kazanç
sahiplerine böyle bir
imkanın tanınmış olması,
sistemin vergi yoluyla
teşvik edilmesine
yöneliktir. Bireysel
emeklilik uygulamasıyla
ilgili olarak,
işverenlerin istihdam
ettikleri personel adına
ödeyecekleri katkı
paylarının ticari
kazancın tespitinde
gider olarak
yazılabilmesini öngören
bu düzenleme, serbest
meslek erbabı ve zirai
kazanç sahipleri için
öngörülmemiş olması bir
eksiklik olarak
görülmektedir.
- Katılımcıya Yapılan
Ödemelerin Bir Bölümü
Gelir Vergisinden
İstisna Edilmiştir
Bireysel emeklilik
sisteminden katılımcıya
ödenecek gelirlerin bir
kısmı, Gelir Vergisi
Kanunu’nun 22.
maddesinde yapılan
düzenleme ile gelir
vergisinden istisna
edilmiştir. Bu
düzenlemeyle;
- “Bireysel emeklilik
sisteminden emeklilik
hakkı kazananlar ile bu
sistemden vefat,
maluliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan
ödemelerin % 25’i,
- Türkiye’de kain ve
merkezi Türkiye’de
bulunan diğer sigorta
şirketlerinden on yıl
süreyle prim ödeyenler
ile vefat, maluliyet
veya tasfiye gibi
zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan
ödemelerin %10’u,
- Tek primli yıllık
gelir sigortalarından
yapılan ödemelerin
tamamı,
gelir vergisinden
müstesnadır.
İstisna edilen tutar
üzerinden 94. maddenin
1. fıkrasının (15)
numaralı bendine göre
tevkifat yapılmaz.”
şeklinde hükme
bağlanmıştır.
Düzenlemeden
anlaşılacağı üzere, bu
sistemde emekliliğe hak
kazananlar veya vefat,
maluliyet tasfiye gibi
zorunlu nedenlerle
ayrılanların
birikimlerinin %25’i
gelir vergisinden
istisna edilmiştir.
Katılımcılardan toplanan
katkı payı ve
primlerinin
nemalandırılmak
suretiyle hak
sahiplerine iade
edilmesi esasına dayalı
bireysel emeklilik
sistemi ve benzeri
nitelikteki birikimli
şahıs sigorta kapsamında
elde edilen gelirler,
Gelir Vergisi Kanunu’nun
75. maddesine göre
menkul sermaye iradı
sayılmıştır.
Bireysel emeklilik
ile diğer sigorta
şirketlerince;
1- On yıl süreyle prim,
aidat veya katkı payı
ödemeden ayrılanlar
yapılan ödemelerden %
15,
2- On yıl süreyle katkı
payı ödemiş olmakla
birlikte bireysel
emeklilik sisteminden
emeklilik hakkı
kazanmadan ayrılanlar
ile diğer şahıs
sigortalarından on yıl
süreyle prim veya aidat
ödeyenlere ve vefat,
maluliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan
ödemelerden % 10,
3- Bireysel emeklilik
sisteminden emeklilik
hakkı kazananlar ile bu
sistemden vefat,
maluliyet veya tasfiye
gibi zorunlu nedenlerle
ayrılanlara yapılan
ödemelerden % 5,
oranında gelir vergisi
tevkifatı yapılacaktır.
Bireysel emeklilik
sistemi ve şahıs
sigortalarından elde
edilen ve menkul sermaye
iradı olarak tanımlanmış
gelirler tutarı ne
olursa olsun yıllık
beyanname ile beyan
edilmeyecektir.
Dolayısıyla yapılan
stopaj nihai vergileme
olacaktır.
Sistemdeki
Eksiklikler Gözden
Geçirilmeli
Bireysel emeklilik
sistemi, şartları
önceden belirlenmiş bir
sözleşme çerçevesinde,
katılımcıların ve
işverenlerin düzenli
olarak yaptıkları
katkıların katılımcı
adına açılan bir hesapta
toplanması yoluyla
bireylerin emekliliğe
yönelik tasarruflarını
yatırıma yönlendirme ile
emeklilik döneminde ek
bir gelir sağlayarak
emeklilerin refah
düzeylerini yükseltme,
ekonomiye uzun vadeli
kaynak sağlayarak
istihdamın artırılması
ve ekonomik kalkınmanın
sağlanmasında faydalı
olabilecektir.
Bireysel emeklilik
sisteminin gelişmesi ve
kendisinden beklenen
faydaları sağlayabilmesi
için, vergi kanunlarında
yapılan düzenlemeler bir
bütün halinde
değerlendirildiğinde;
emeklilik şirketleri ve
emeklilik yatırım
fonları açısından
yapılan düzenlemeler son
derece tatminkar olduğu
görülmektedir. Ancak,
katılımcılar açısından
yapılan düzenlemelerin
teşvik edici olmaktan
uzak olduğu
söylenebilir. Özellikle
katılımcılar açısından
vergisel düzenlemelerin
yeniden gözden
geçirilmesini gerekli
yerinde olacaktır.
Bireysel emeklilik
sistemi, hem bireysel
hem de toplumsal açıdan
uzun vadeli bir yatırım
olarak görülmektedir. Bu
nedenle, sistemde güven
ortamının sağlanmasına
yönelik kapsamlı
çalışmalara ağırlık
verilmelidir. Bireysel
emeklilik sisteminden
önce var olan sigorta
şirketlerince sigorta
ürünlerinin tanıtımının
doğru bir şekilde
yapılmaması ve
şirketlerin
müşterilerine gereken
önemi verememeleri, çok
düşük rakamlarla emekli
etmeleri ülkemizde
sigorta sektörünün
gelişmesine engel olarak
görülmektedir. Buna
ilave olarak yakın
geçmişte yaşanan banker
olayları, özel
bankaların içinin
boşaltılması ve neticede
devlet tarafından el
konulması bireyleri
genel olarak sisteme
güven konusunda olumsuz
yönde etkilemiştir.
Ülkemizde bireysel
emeklilik sistemine
katılım gönüllü olduğu
için, güven ortamının
ciddi şekilde sağlanmış
olması ve yeteri kadar
tanıtımın inandırıcılığı
sistemin başarılı olması
için çok önemlidir.